Güncel

“bağımlılık yapan ilaçlara dikkat”

“bağımlılık yapan ilaçlara dikkat”

3 Şubat 2020 07:01
-A

+A

 

Akılcı İlaç Kullanımının sağlanması konusunda farkındalığın oluşturulması ve toplum bilincinin artırılmasında hekim, eczacı, hemşire, diğer sağlık personeli, hasta/ hasta yakını, sektör, düzenleyici otorite, meslek örgütleri ve diğer (Medya, Akademi vb.) gruplar sorumluluk sahibi taraflar olarak sayılabilir. Bu amaçla hastayla birebir görüşen aile hekimlerimize Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Birimi Uzmanı olarak görev yapan Ecz.Buse ÜLGER KOCA tarafından eğitim yapılarak ilaç kullanımındaki suistimaller, hasta ile sağlıklı iletişim, akılcı antibiyotik tüketimi, bağımlılık yapan ilaçlarda dikkat edilmesi gerekenler, ilaç-ilaç etkileşimleri ile hasta okuyucunun ve bilinçlendirilmesi konuları işlenerek ilimizde farkındalık oluşturmak amacına yönelik bir adım atılmıştır
AKILCI İLAÇ KULLANIMI
Akılcı İlaç Kullanımı, DSÖ'nün 1985 yılında Nairobi'de tanımlamış olduğu şekliyle “Kişilerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre uygun ilacı, uygun süre ve dozda, en uygun maliyetle ve kolayca sağlayabilmeleridir.”
Hastadaki tıbbi sorunun doğru değerlendirilmesi (doğru tanı), var olan ilaçlardan (hastalığın semptomlarına ya da patofizyolojik mekanizmalarına ve mümkünse etiyolojik nedenine) özgül, etkili ve en az yan etkili (güvenilir) olanlarının seçilip, hastanın ve hastalığının özelliklerine göre uygun dozda ve veriş biçimiyle, yeterli süre, sonuçları değerlendirilerek ve olayın ekonomik yanına da dikkate alarak uygulanması olarak anlaşmalıdır. En başta belirtilmesi gereken bir husus, hiç yan etkisi olmayan ilacın bulunmadığıdır. Tüm dünyada yanlış, gereksiz, etkisiz ve yüksek maliyetli ilaç kullanımı çeşitli boyutlarda sorunlara neden olmaktadır. Bu etkiler arasında hastalık ve ölüm oranlarında artış olması, ilaçların yan etki riskinin artması, kaynakların yanlış tüketilmesiyle sonuçta temel ilaçlara bile ulaşılabilirliğin azalması, acil ve temel ilaçlara karşı gelişebilecek dirence dayalı olarak, tedavinin ekonomik ve sosyal maliyetinin artması sayılabilir. Bu nedenlerden dolayı dünyada çeşitli çözüm yolları üretilmeye, geliştirilmeye çalışılmıştır.
Doğru ve erken tanı başarılı bir tıbbi tedavinin ön koşuludur.
Hasta ile karşılaşır karşılaşmaz, yakınma ve bulgulara göre olası klinik ve etiyolojik alternatifler üzerinde yeterince fikir yürütmeden ve yardımcı laboratuvar yöntemlerinde bir öncelikler sıralaması yapmadan, otomatik bir biçimde bu gibi incelemelere yönelmek oldukça sık rastladığımız bir tutumdur ve hiç de akılcı bir davranış sayılamaz. Bu bağlamda; hekimin doğru tanı koyması oldukça önem arz etmektedir. Hekim, hastasında saptadığı klinik tablonun semptomlarına ve mümkünse patogenezine ve daha az olasılıkla etiyolojisine yönelik etkili ilaçları binlerce sayıdaki ilaçlar arasından seçmek zorundadır. Ayrıca, problem yaratacak ilaç etkileşimlerinin olmaması, zamanla tolerans ve bağımlılık oluşturmaması, uygulama kolaylığı ve bulunabilir (ekonomik) olması da amaçlanan özellikleri arasındadır. Önemli olan ilacın kullanılan dozlarında sağladığı yararlı etkilerin yanında bu yan etkilerin derecesinin ve sıklığının ne kadar olduğudur.
Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, ilaçların % 50′sinden fazlası uygun olmayan şekilde reçetelenmekte, temin edilmekte veya satılmaktadır. Tüm hastaların yarısı da ilaçlarını doğru şekilde kullanamamaktadır

Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku