Güncel

BOYACIOĞLU'NDAN, "ÂŞIK SAİD"

BOYACIOĞLU'NDAN, "ÂŞIK SAİD"

12 Nisan 2018 07:47
-A

+A


     Kırşehir İl Kültür Turizm Müdürlüğü Salonunda gerçekleştirilen 5. Âşık Said Ozanlar Şöleni’nde Âşık Said’in hayatını anlatan bir konuşma gerçekleştiren Mümtaz Boyacıoğlu, Toklumenli Âşık Said’i “Kırşehir’i Sesi ve Teli ile Tanıtan Pırlanta Ozanımız” olarak adlandırdı. Kırşehir Yazarlar ve Şairler Derneği (KIYŞAD) tarafından hazırlanan programda 108 yıl önce aramızdan ayrılan Aşık Said ile ilgili Yazarımız Boyacıoğlu’nun konuşmasının ardında Kırşehirli ozanlarımızdan İsa Erdoğan, Hikmet Şentürk,
     Adnan Torun ve Ufuk Arslan Aşık Said’in türkü ve bozlaklarını seslendirirken, yine Kırşehirli şairlerimizden Feride Taşkoparan, Mümtaz Boyacıoğlu, Ali Aydemir, Gürsel Şahinoğlu, Osman Alpsoy, Ahmet Şahinoğlu, Erdoğan Çalışkan, İbrahim Özdemir, Ertuğrul Yılmaz, Fendiye Dinç, Mehmet Sabah, Derviş Ekim, Sait Sargın, Erol Kılıç, Döndü Çetin, Veysel Turgut ve İnayet Millidere’de Aşık Said’i anlatan kendi şiirlerini okudular.
Okuma yazması olan, medrese eğitimi ile Türkçe konuşan, Arapça ve Farsçayı iyi bilen Âşık Said Ozanımız, çokça gezerek bilgi dağarcığını geliştirmiştir. Bu bilgi birikimini de şiirlerine yansıtmıştır. Köyünden, Kızılırmak’tan, çevresinden, halkından hiçbir zaman kopmamıştır. Bu konuları daha çok derinlemesine işlediğini şiirlerinde görüyoruz.
Yatağının başucunda defter, hokka içinde mürekkep ve divitini eksik etmediğini, daha çok sabaha karşı ilham gelince şiirlerini yazdığı söylenir. Gördüğü güzellerin ilk önce kara gözlerine şiirler söyleyip güzellemelerde bulunur. Baharı, çiçekleri, dağları, gölleri, bağ ve bahçeleri, kuşları, kaplıcayı, Kızılırmak’ı, gezdiği yerleri, gördüğü güzelleri, sevgi ve sevgiliyi, nişanlıyı, gelini, eşini, yavrusunu, gurbeti, sılayı, dostunu, düşmanını, askerleri, savaşları, kıtlığı, veremi, Yemene gidişini, hayatı, yaratanı, dini, hocayı, hastalığı, ölümü, ahreti ayrı açılardan sazına getirmiş, ses vermiştir tellerine.
Âşık Said şiirlerinde yalnız Toklümen’i, Kırşehir’i değil tüm Anadolu’yu anlatır. Halkının yaşam biçimini anlattığı için olmalı ki şiirleri, türküleri kulaktan kulağa ülkenin dört biryanını sarmış, ezberlenip okunmuş, görgü tanıkların dilinden dalga dalga yayılırken TRT repertuarında da yerini almıştır.
Âşık Said dâhil tüm ozanlarımızın kimliğine her zaman halkımız sahip olmuştur. İlköğretim Müfettişi olarak Toklumen’e gelen Muzaffer Ergün, Aşık Said’in adını, şiirlerini ve türkülerini sıkça duyar. 1939 yılında, yani ölümünden 29 yıl sonra bu araştırmalarını ‘Toklümenli Aşık Said’ isimli kitabında toplar. Üç kez evlenen Âşık Said’in dört oğlu olur. İkisi aynı günde hastalıktan, diğer oğlu Nuri, Kızılırmak üzerinde kayığın devrilmesi sonunda kaybolur. Bu olaya çok üzülen Said, uzun süre sabahları erkenden ırmağın kenarına gelerek Nuri’yi bekler ve  ‘Nuri’mi kenara çal Kızılırmak’ isimli ağıtı söyler. Ozanımızın bu ağıtını yöremiz halkı ve sanatçılarımız dillerinden düşürmez. Geride tek oğlu Âşık Seyfullah kalır.
Toklumen köyünün kültür kaynağı ve pınarı olarak gördüğümüz Âşık Said’ten sonra bu pınardan çağlayıp akan oğlu Seyfullah’ı, torunları Âşık Salih, Âşık Mustafa Köksal ve diğerlerini de burada anmadan geçemeyeceğiz.
Âşık Said, daha çok Karacaoğlan ve Dadaloğlu’nun etkisinde kalmıştır. Konu, düşünce ve işleyiş biçiminde benzerlik görülür. ‘Kırşehir’in Gülleri’ ve ‘Kulak Verdim Dört Köşeyi Dinledim’ türkülerinde olduğu gibi. Âşık Said’in ‘Aydos’ diye başlayan bozlakları ve diğer türküleri, bu yörede yaşayan Muharrem Ertaş ve devam eden soyları tarafından, ayrıca, bazı Türk Halk Müziği Sanatçıları tarafından ulusal kanallarda, düğün ve özel eğlencelerde dillerden düşmez. Öldüğünde 75 yaşındadır. (18 Ocak 1910)  Vefatının ardından yastığının altından kendi el yazısıyla yazılmış son türküsü de çıkmıştır,” dedi.

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ALINTI YAZARLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku