Güncel

DUVAR YAZILARI ÇAĞIMIZA AYAK UYDURDU

DUVAR YAZILARI ÇAĞIMIZA  AYAK UYDURDU

11 Ağustos 2018 07:03
-A

+A

   Kırşehir’de sprey boyayla duvarlara yazılan yazılar vatandaşın tepkisine neden oluyor.Kırşehir’de, ev, iş yeri ve okul duvarlarına yazılan yazılar ve çizilen resimlere tepki gösteren vatandaşlar, yazılan yazıların çirkin görüntü oluşturduğunu, bu boyamaların genellikle gençler tarafından yapıldığını ve gençlerin bu davranışlarını tasvip etmediklerini söylediler. Hemen Hemen Apartman duvarlarına sprey boyayla yazılan çirkin yazılar, vatandaşları tedirgin ediyor. Kırşehir’in birçok yerinde okul duvarları, inşaatlar, kale surları, otobüs durakları, sağlık ocakları gibi birçok noktada gençler aşkını duvara yazıyor.Yıllar önce gençler, duvarlar uğruna kavgalara girdikleri ideolojilerini yazarken, şimdiki gençler duvarlara aşk ilanları yazıyor. Şehir merkezinde de “seni seviyorum” başlıkları başta olmak üzere kalp simgesi ve benzeri türde sevgi sloganları birçok yerde göze çarpıyor.
            Bugünün gençleri genellikle duvarlar, panolar ve bina duvarlarını mesajlarını verdikleri mekânlar olarak görüyor. Fırça yerine sprey boya kullanan ve ideolojinin çok uzağından mesajlar yazan gençler, buraları aşk yazıları ile süslüyor. Bunun yanında apartman duvarlarında da aynı durum söz konusu.
Kırşehir’in değişik bölgelerinde duvar yazılarını görüntüleyen muhabirimize vatandaşlar konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Yapılanın doğru olmadığını da vurgulamak gerekiyor”
“Gençlerimiz maalesef sevdiğine aşkını anlatmak yerine, sevgisini ağaçlara kazıyor veya duvarlara yazıyor. Aslında bu durum günümüz gençlerinin aşklarını dışa vuruş biçimi değil. Her dönemde sıklıkla görünen bir durum. Ancak yapılanın doğru olmadığını da vurgulamak gerekiyor. Bazı yerlerde belediye ekiplerinin yazıları silmesine rağmen sabah kalkıp bir bakıyorsunuz ki aynı yere tekrar yazı yazılmış. Bu, gençlerin kendini anlamaları bakımından da önemli bir durum. Bir özgüven konusu. Maalesef bu anlamda gençlerimiz bir kısır döngü içerisinde internetin başından ayrılmadan çocukluklarını yaşayamadan hayatlarını geçiriyor. Bir kısmı da büyük ihtimal cesaretini toplayamadığı için duygularını duvarlara ve otobüs duraklarına yazarak anlatmayı tercih ediyor”
“Gençlik nereye gidiyor diye sormadan edemiyoruz”
Duruma tepki gösteren bazı vatandaşlar ise; "Şehrimizin görsel dokusu anlamsız bir şekilde abuk sabuk spreyle yazılan yazılarla dolu, gençlik nereye gidiyor diye sormadan edemiyoruz. Gençlerimizin daha duyarlı olmalarını, kolluk kuvvetlerinin de bu konuda gerekli önlemleri almalarını istiyoruz" şeklinde konuştular.
Mahalle sakinleri bu durumdan şikayetçi. Nasuhdede Mahallesi sakinlerinden Bektaş Korkmaz, gazetemiz muhabiri Ümmügülsüm Yıldız’a  yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Ben 65 yaşında bir insanım benim evimin bahçesindeki duvara sprey boyasıyla şekiller çizip küfürlü yazılar yazmışlar.Ben eşimle 6 ay Hollanda’da 6 ay Kırşehir’de kalıyorum. Hiç kimseyle bir sorunum bir husumetim yok ama benim bahçemin duvarına ahlaksızca yazılar yazmışlar. Evime gelen misafirlere karşı mahçup oluyorum, utanıyorum. Durumu izah etsem de kendimi suçluymuş gibi hissediyorum. Ben 30 yıldır Hollanda’da yaşıyorum orada böyle bir şey görmedim duymadım. Oluyorsa da yetkililer anında müdahale ediyorlardır. Evet orada da kendini bilmez insan çok  ama oradaki yetkililer bu gibi şeye fırsat verdirmiyorlar. Oradaki insanlar için en önemli şeylerden bir tanesi çevre temizliğidir, bu gibi şeylere çok önem verirler. Hollanda’da yaşayan insanlar görevini çok iyi biliyor toplum olarak uyum içerisindeler.
“Sigara izmaritini dahi yerlere atmıyorlar. Atan oluyorsa da çevredekiler uyarıyor. Bizde toplum olarak medeniyet eksikliği var bu duvara yazı yazan şekiller çizen kendini bilmezler oldukça bizim Avrupalı’yı örnek alacak çok şeylerimiz var “ dedi.
Toplumsal çürümenin bir göstergesi olan, toplumun büyük bir genelini etkileyen, “Duvarlara yazılan yazılar ve bunu yazan şehir magandalarının” önüne ne yazık ki geçilemiyor. Doğa ve Çevre hayatımızın en büyük bölümünü oluşturur. Buna rağmen çevremize gösterdiğimiz ilgi ve özen giderek kayboluyor. Hava kirletiliyor, su kirletiliyor, yeşil katlediliyor, ortak kullanım alanları çöplüğe çevriliyor, maddi ve manevi kirlilik boyutlarının giderek arttığı çekilmez ve dayanılmaz bir sona doğru koşan bizler tabiata acı çektirme yarışı içerisinde, yaşantımızı sürdürmeye çalışıyoruz! Bütün uyarılara rağmen insanların çevreye ve doğaya gereken duyarlılığı göstermemeleri üzüntü ve endişe verici. Milenyumu yaşayan insanlığın, Çağdaşlık ve Modernlikle övünme gösterisi yaptığı şu günlerde, çevre konusunda aciz kalması, üzerinde kara kara düşünülmesi gereken üzücü bir durumdur. Son zamanlarda tarihi eser, çeşme, bina ve cami duvarları,  umumi tuvalet, asansör, trafo gibi kamu ve ortak kullanım alanlarının duvarlarını, tebeşir, yağlı boya, sprey boya ile yazı yazarak, karalayarak ve şekiller çizerek, kirletildiğini görmekten ciddi anlamda rahatsızım. Duvar yazılarına en çok “Eğitim yuvaları olan okullar” hedef oluyor. Okul duvarları adeta sprey boyalarla sevgililerin aşklarını ilan ettikleri, aşk mektuplarının karalama defterleri gibi olmuş. Sevginin dışa vurumu mu? Yoksa gelişmemiş kişiliğin kötü bir yansıması mı? Bilemiyorum. Taş devrinde insanların mağara duvarlarına varlığını kanıtlama çabası olarak yaptığı çizimler gibi okul duvarları “ŞEHİR MAGANDALARI” nın ilan-ı aşk yeri olmaya başladı. Teknoloji çağında böyle ilkelliği anlatacak bir kelime sanırım yoktur. Duvara yazılan yazılar yüzünden ismi geçen kız öğrencilerin ve ailelerinin zor durumda kalacakları açıktır.Bu yazıları yazmanın hem suç, hem de milli servete ihanet olduğu anne, babalar tarafından çocuklarına anlatılmalıdır. Yazılan yazılar sebebiyle hem devlet malına zarar verilmekte hem de çevre ve görüntü kirliliğine neden olmakta, temizliği ise kurumlara ciddi külfet getirmektedir. Duvarlara eline sprey boya alan herkesin yazı yazmaması için önlem alınması ve gerekli caydırıcı cezanın verilmesinden ziyade bunun bir kültür meselesi olduğu toplum tarafından benimsenmelidir.
Kamu mallarını böylesine hoyratça kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Savaşların ve medeniyetin aşındıramadığı tarihi çeşme, cami gibi tarihi eserlerimizi vurdumduymazların aşındırmasına fırsat vermemeliyiz.
Kırşehir bizimdir. Tertemiz bir yaşam alanı olması için herkes elbirliği, gönül birliği içinde olmalıdır.

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

ALINTI YAZARLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku