Güncel

Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre’yi Anma Programı Düzenlendi

Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre’yi Anma Programı Düzenlendi

Okunma: 318

11 Haziran 2021 14:29
-A

+A

Müdürlüğümüze bağlı Fatma Bacı Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğümüzde Hacı Bektaş-ı Veli ve Yunus Emre’yi Anma Programı düzenlendi.

UNESCO; Hacı Bektaş Veli'nin vefatının 750. yıldönümü, Yunus Emre'nin 700. yıldönümü ve Ahi Evran'ın doğumunun 850. yıldönümü olması sebebiyle 2021 yılını bu isimleri anma yılı ilan etti. Bu sebeple Müdürlüğümüze bağlı Fatma Bacı Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nde program düzenlenmiştir. Programa; İl Müdürümüz Sayın Ramazan Baykara, İl Müftümüz Sayın Mehmet Yaman, Kültür ve Turizm İl Müdür Yrd. Sayın Eyüp Temur, İl Müdür Yardımcılarımız, Çocuk Kuruluş Müdürlerimiz, kuruluş personellerimiz ve kuruluşta kalan çocuklarımız katılım sağlamıştır.
Programda günün anlam ve önemini belirten konuşmaları İl Müdürümüz, İl Müftümüz ve Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcımız yapmıştır. Ardından Fatma Bacı Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nde kalan çocuklarımızın hazırladığı şiir, skeç gösterisi, ilahi dinletisi ve slayt gösterimi ile program sonlanmıştır.
Hacı Bektaş-ı Veli
Meşhur Velâyet-Nâme onu Şiîliğin unvan mezhebini taşıyan Câ’fer-i Sâdık’tan Beyazid Bistâmî’nin getirdiği hırkayı giymiş olan “Lokman Perende” vasıtasıyla Hoca Ahmed Yesevî’ye bağlar. Velâyet-Nâme üzerinde uzmanlaşmış yazarların naklettiklerine göre Hacı Bektâş’ın tarikât silsilesi önce Kutb’ûd-Dîn Haydar’a, ondan da Lokman Serahsî’ye, ve oradan da Şücâ’ed-Dîn Ebû’l Bekâ Baba İlyas el-Horasanî vasıtasıyla Hoca Ahmed Yesevî’ye bağlanmaktadır. Âşık Paşa tarihinde ise “Hacı Bektâş” Horasan’dan “Menteş” adındaki kardeşiyle beraber Sivas’a gelerek Baba İlyas Horasanî’ye mürid oldular. Bu intisaptan sonra Hacı Bektâş önce Kayseri’ye oradan da Kırşehri’ne geldi, sonra da Karacahöyüğe yerleşti. Buna göre Hoca Ahmed Yesevî müridlerinden olduğuna dâir rivayetin doğru olmadığı anlaşılıyor.
Hacı Bektâş’ın yaşadığı devir ve şahsiyeti
Tezkire-i Eflâkî’ye göre “Hacı Bektâş” Rûm’da “Baba Resûl” derler bir Erin halifesiydi. Bektâş o yüzyılda mesnevîleri ve gazelleriyle bütün tasavvuf âleminde saygıyla anılan Mevlânâ Celâl’ed-Dîn-i Rûmî’ye bazı sualler sormak için müridi Baba İshâk Kefersudî’yi Konya’ya gönderdi. Şeyh İshâk Konya’da Mevlânâ’nın yanına vardığında onu zikr’üs-semâ’yla meşgul buldu. Mevlânâ ise keşf ve kerâmet yoluyla sorulara önceden vâkıf olduğundan daha Şeyh İshâk’ın sorularını sormasına fırsat tanımadan bir dörtlük şeklinde başka sorular yöneltmek suretiyle yanıt verdi. Şeyh İshâk kendisini, sualin ve mısraların zamirinde yatan amacın yanıtını almış addetmek suretiyle geri dönerek keyfiyeti Hacı Bektâş’a nakletti. Sultan Âlâ’ed-Dîn Key-Kûbâd-ı Evvel’ın oğlu Gıyas’ed-Dîn Key-Hüsrev-i Sâni devrinde yaşadığı anlaşılan Hacı Bektâş’ın Anadolu’da nüfuz sâhibi Şiî dâîlerden birisi olduğu anlaşılmaktadır. Selçuklu Sultanları arasındaysa Süleyman’dan başka Şiî olan bilinmemektedir. Bir başka rivayete göre ise bu “Şiîlik Hareketleri” Hacı Bektâş’ın şahsiyetinde değil de ona tâbi olanlara mahsustu. Şekayık’a göre Hacı Bektâş’ın Şeyh İshâk gibi diğer müridleri arasında da “Melâhide-i Bâtıniyye” i’tikadını paylaşan pek çok dervişler mevcuttu.
Âhiler’in reisi olan ve Kırşehir’de yaşayan Ahi Evran’nın Hacı Bektâş Veli ile de dostlukları vardı. Sivas’taki Âhiler çok geniş bir teşkilâta sahip oldukları gibi Babâîler ile de sıkı münasebetlerde bulunuyorlardı. Bayburt’taki Âhiler’in başkanlığına ise “Âhi Emîr Ahmed Bayburdî” getirilmişti. Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş Velî adlı eser Hacı Bektâş-ı Velî'nin sık sık Kırşehir'e ziyaretlerini ve Ahi Evran'la yaptığı sohbetlerini anlatmaktadır.
Yunus Emre Kimdir?
1240 senesinde Eskişehir’de doğduğu düşünülen Yunus Emre hayatının tümünü Anadolu’da geçirmiş bir şairdir. Anadolu’nun dört bir yanında tanınmış olan Türk ozanlarından biridir. Yunus Emre’nin birçok eseri günümüze kadar gelmiştir. Herkes tarafından sevilen ve tanınan bir ozandır.
Yunus Emre Hayatı
Yunus Emre 1241 senesinde doğmuş ve 1320 ya da 1321 senesinde vefat ettiği düşünülmektedir. Anadolu Selçuklu Devletinin çöküş döneminde olması ve Moğolların istilasının gerçekleşmesi ile zulüm dolu olan bir dönemde hayata gelmiş olan Yunus Emre ile ilgili pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Yunus Emre’nin eğitim hayatı ile ilgili olarak da bilinen pek bir şey yoktur.
Farsça ve Arapça bildiği bilinmekte fakat bu eğitimleri nereden aldığı bilinmemektedir. Bazı rivayetler Yunus Emre’nin okuma yazma bilmediğini, babasının yanında çiftçilik yaptığını söylemektedir. Günümüzde yazılı bir kaynaktan bu bilgiler gelemediği için eğitimi ile ilgili herhangi net bir bilgi bulunmamaktadır. Selçukluların çöküş dönemindeyken tam olarak nelerle uğraştığı bilinmemektedir.
1241 senesinde batıya doğru yayılmış olan Moğol istilasıyla çok sayıda sanatçı, mutasavvıf, Türkmen ve bilim adamı Anadolu’ya göç etmiştir. Yunus Emre’de tam olarak zulmün yaygın olduğu bu dönemde dünyaya gelmiş olması ile hoşgörü üzerine, halkı sevgiye davet etmek üzerine şiirler yazması ile günümüze kadar başarılı olan eserleri gelmiştir. Yunus emre derviş olarak Anadolu’ya, Azerbaycan’a ve İran’a seyahat etmiştir. Şam, Şiraz, Tebriz, Maraş, Nahcivan, Kayseri, Sivas gibi çok sayıda kültür merkezi olan şehirlerde bulunmuştur.
Yunus Emre’nin evlenip evlenmediği ile ilgili net bir bilgi bulunamamıştır. Kendisinin yazmış olduğu bir dizede belirttiğine göre çocuklarının var olduğu düşünülmektedir. Eserlerinin her birinde şeyhinin Tapduk Emre olduğunu bildirmiştir. Taptuk Yunus ismini bazı şiirlerinde kullanmıştır. Mevlana Celaleddin Rumi içinde birçok övgü dolu sözler söylemiştir. Bazı görüşlere göre Yunus Emre’nin Hacı Bektaşi Veli ile karşılaştığı söylense de buna dair hiçbir kanıt yoktur. Hiçbir şiirinde bundan bahsedilmemiştir. 1321 yılında da vefat etmiş olduğu düşünülmektedir.

Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku