Güncel

KIRŞEHİRLİLER VAKFI BAŞKAN VEKİLİ AV. SEVİLAY ASLAN ; “TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI’NIN 60’INCI MADDESİNE GÖRE HERKES, SOSYAL GÜVENLİK HAKKINA SAHİPTİR”

KIRŞEHİRLİLER VAKFI BAŞKAN VEKİLİ AV. SEVİLAY ASLAN ; “TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI’NIN 60’INCI MADDESİNE GÖRE HERKES, SOSYAL GÜVENLİK HAKKINA SAHİPTİR”

23 Mart 2020 16:28
-A

+A

ÜLKEMİZDEKİ SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU
“Bireylerin sosyal güvenliklerinin teminat altına alınması”, sosyal devlet olma ilkesinin gereğidir. Uygulanabilir, kaliteli sosyal güvenlik sistemi, bir ülkenin varlığının sürdürülebilir olması için temel taşlardan biridir. Toplumsal kaynakları verimli kullanan ve sosyal devlet anlayışı temeline dayanan insan odaklı ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi, toplumumuzun geleceğe daha güvenle bakabilmesini sağlayacak önemli bir araçtır. Bu bağlamda, sosyal güvenlik denildiğinde nüfusun tümüne, hakkaniyete uygun, eşit ve kaliteli sağlık hizmetinin sunumunun finanse edildiği, sürdürülebilir bir sistem sağlama yolu akla gelmelidir. Ülkemizde de 81 il bazında, vatandaşlarımızın hizmet alacağı merkezler oluşturulmuş ve uluslararası alanda da 30 ülkeye gerçekleştirilen ikili sosyal güvenlik anlaşmaları yapmıştır.
Sosyal güvencede amaç; vatandaşların tamamını kapsayan ve aynı zamanda memnun olacakları bir sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilir olmasını sağlamak olmalıdır.
Konu ile ilgili  Yeşil Yurt Gazetemize açıklamada bulunan Kırşehir Vakfı Başkan Yardımcısı Av.Sevilay Aslan Kırşehir Sosyal Güvenlik verilerini  okuyucularımızla paylaştı.
Sevilay Aslan; Sosyal veriler 2015 yılında toplam nüfus:225.562 ,cinsiyete göre nüfus dağılımı  erkekler de 112.121 ,kadın nüfus dağılımı ise 113,441 olarak gerçekleştirilmişti. Yaşa göre 20 yaş altı :49.568,20-60 yaş arası 124,938 ,60 yaş  üstü 49,568 olduğunu bildirdi. İş gücü göstergesi (TR71 bölgesi için 15-64 yaş arası ) :İşgücü katılım oranı %56.90 İstihzam oranı  %51, işsizlik oranı ise %10,3 olarak belirlenmişti.
KIRŞEHİR ESNAF-İŞYERİ SAYILARI:
ESNAF SAYISI:5.655
İŞYERİ SAYISI:5.895
ODA SAYISI:19
Kaynak: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Toplam çalışan sayısı: 51.739 (2018/Ocak)
Kırşehir, 6486 sayılı Kanun ile  2013 yılından itibaren Sigortalıların SGK primlerine 5 puanlık indirime ilave 6 puan indirimi uygulanan kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınmıştır.
Tablo 1.15- 5510 Sayılı Kanunun 4-1/a Maddesi Kapsamındaki Zorunlu Sigortalıların İllerde İşyeri Büyüklüğüne Göre Dağılımı, Kırşehir 2018 yılın da İşyeri büyüklüğü (İşyerinde çalıştırılan sigortalı sayısı)  25.856 oldu.
KIRŞEHİR İŞ YERİ SAYISI 3.908
Tablo 1.21- 5510 Sayılı Kanunun 4-1/b Maddesi Kapsamındaki Aktif Sigortalıların Cinsiyet ve İllere Göre Dağılımı, 2018
Bağımsız çalışanlar 1479 S.K ,toplam (5.093) kişi, Tarımsal faaliyette bulunanlar 2926S.K. , (3.565) , İsteğe bağlı sigortalılar (491) kişi), Muhtar (163),genel toplam sayısı 9,312 kişi olarak belirlendi.
SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN YASAL ÇERÇEVESİ
Sosyal sigortaya dayalı ilk sosyal güvenlik programları, 19. Yüzyılın sonlarında Avrupa’da kurulmuştur. Bununla birlikte, 20. Yüzyıl boyunca, ulusal sosyal güvenlik programları dünya çapında daha yaygın bir gelişme göstermiştir. Sosyal güvenliğin gelişimi, çeşitli uluslararası sözleşmeler ve araçlarla da desteklenmiş ve sosyal güvenliğin temel bir insan hakkı olarak tanınması, 1948’de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer almıştır. Çoğu ülke, bir tür sosyal güvenlik sistemine sahiptir ve sosyal güvenlik değişik anlamlarıyla karşımıza çıkmaktadır. Genellikle herkes tarafından kabul edilen en kısa tanım; insanların bugününden ve yarınından emin olmasını sağlayacak bir sistem olduğudur. Günümüzdeki sosyal güvenlik, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürülebilme algısını oluşturmayı hedeflemektedir. Öte taraftan, bu sistemde risk de vardır. Bu sebeple sosyal güvenlik, mesleki, fizyolojik ya da sosyo-ekonomik risklerden ötürü geliri ya da kazancı sürekli ya da geçici olarak kesilmiş kimselerin geçinme ve yaşama gereksinimlerini karşılayan bir sistemdir.
Mesleki riskler, iş veya meslekle doğrudan ilgili olan iş kazaları ve meslek hastalıkları gibi olaylardır.
Fizyolojik riskler, mesleki riskler dışında kalan, insanın kendi bünyesinde meydana gelen hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm gibi olaylardır.
İşsizlik, evlenme, çocuk sahibi olma gibi toplum ve aile yaşamında meydana gelen olaylar ise sosyo-ekonomik riskler adı altında toplanır.
Sosyal güvenlik, hemen her ülkede sosyal sigortalar, sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler olmak üzere üç yönteme dayanır. Sosyal sigortalar, ilgililerin prim ödeme suretiyle sisteme katılmaları esasına dayanır. Sosyal yardımlar ve sosyal hizmetlerin finansmanı ise ilgililerin herhangi bir katkısı bulunmaksızın, gönüllü kuruluşların yardımıyla ve genel olarak devlet bütçesinden sağlanır. Bu doğrultudaki yardım ve hizmetlerden yararlanma, kişilerin muhtaçlık koşuluna bağlanmıştır. Sosyal yardımlarda parasal edim, sosyal hizmetlerde ise hizmet edimi daha ağır basar. Bu özellikleriyle, sosyal sigortalarda “primli sistem”, sosyal yardımlara ve sosyal hizmetlere ise “primsiz sistem” denilmektedir.
Ülkemizdeki Sosyal Güvenlik Mevzuatı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 60’ıncı maddesine göre herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
Ülkemizdeki Sosyal Güvenlik sisteminin yürütücüsü SGK’dır. Devlet memurları, hizmet akdi ile çalışanlar, tarım işlerinde hizmet akdi ile çalışanlar, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adı ve hesabına bağımsız çalışanları kapsayan beş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak ve yükümlülüklerin eşit olacağı tek bir emeklilik rejimine dönüştürülmüş ve böylece Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nü aynı çatı altında toplamıştır.
Ülkemizde sosyal sigortacılık esaslarına dayanan primli sistem ve sosyal yardımlar ile hizmetleri kapsayan primsiz sistem yardımları mevcuttur. Primli sistem sosyal güvenlik kapsamında SGK tarafından yürütülmekte, primsiz sistem ise Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Bu sistemde SGK sadece aylıkların ödenmesiyle ilgilenmektedir.
Ülkemiz Sosyal Güvenlik Açısından Uluslararası Alanda Nerededir?
Türkiye, sosyal güvenlik alanında ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) örgütüne üye bir ülke olup, bu örgütün ve Avrupa Sosyal Şartı ve Avrupa Komisyonu’nun ilgili sözleşmelerine taraftır. Şubat 2019 tarihi itibariyle de 30 farklı ülkede sosyal güvenlik sözleşmesi yürürlüktedir. Sadece bir sosyal güvenlik sözleşmesinde (Libya) sigorta kollarına ait herhangi bir düzenleme yoktur. Ancak mevzuat tayinine ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Bununla birlikte ülkemiz, sosyal güvenlik alanında uluslararası arenada en büyük ve en saygın kuruluşlardan biri olan Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı’na da üyedir.
Ülkemizin ISSA üyeliği ilk defa 1949 yılında gerçekleşmiş olmakla birlikte, 2006 yılı sonrasında sistemler tek bir çatı altında toplanarak, ISSA’nın Avrupa bölgesine bağlı üye statüsünde temsil edilmeye başlanmıştır.
Kimler sigortalı sayılır?
Sigortalı sayılanlar 3 grupta ele alınmıştır.
Hizmet akdiyle bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılır.
Köy ve mahalle muhtarlarıyla hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise; Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları ile tarımsal faaliyette bulunanlar sigortalı sayılır. Ayrıca jokey ve antrenörler de bu kapsamdadır.
Kamu idarelerinde kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp, ilgili kanunlarında sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre açıktan vekil atananlar sigortalı sayılır.
Sigortalı sayılmayanlar: İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi,
Aynı konutta birlikte yaşayan -üçüncü derece dâhil – ve aynı konutta birlikte yaşayanlar açısından yaşadıkları konut içerisinde yapılan işlerde çalışanlar,
Ev hizmetlerinde çalışanlar (aynı kişi yanında ay içinde 10 gün ve daha fazla süre ile çalışanlar hariç),
Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencileri,
Türkiye’de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan yurt dışında kamet edenler ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi olanlar,
Yüksek Okullarda uygulama mahiyetindeki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler,
Sağlık hizmet sunucuları tarafından işe alıştırılmakta olan veya rehabilite edilen hasta veya maluller,
Devlet memurlarından 18 yaşını doldurmamış olanlar.
 Sigorta kollarına göre emeklilik aylığına hak kazanma koşulları
Malullük: 10 yıl sigortalılık süresi + 1800 gün prim ödeme gün sayısı (PÖGS),
Bakıma muhtaç kişiler için ise sadece 1800 gün prim ödeme gün sayısı.
Ölüm: 1800 gün prim ödeme gün sayısı, Hizmet akdiyle çalışanlar için 5 yıl sigortalılık süresi + 900 gün prim ödeme gün sayısı.
Yaşlılık: Bağımsız çalışanlar ve devlet memurları için 58 (kadın) / 60 (erkek) yaş + 9000 gün prim ödeme gün sayısı, Hizmet akdiyle çalışanlar için 58/60 yaş + 7200 gün prim ödeme gün sayısı veya 61/63 yaş + 5400 gün prim ödeme gün sayısı, 2036 yılından itibaren her iki yılda bir yaş artırılmak suretiyle 2048 yılından itibaren kadınlar ve erkekler için 65 yaş olarak uygulanacaktır.
  Yukarıdaki şartların sağlanması halinde vatandaşlar kategorisel olarak emekli olabileceklerdir.
Sosyal güvenliğe ilişkin uyuşmazlıkların minimize edilebilmesi için dileğimiz; değişen sosyal güvenlik ihtiyaç ve risklerine karşı toplumu güvence altına alarak insan odaklı, güvenilir, kaliteli ve yenilikçi bir anlayışla sürdürülebilir hizmet sunumu almaktır.

Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku