Güncel

KÜRESEL GÜÇ, KORONAVİRÜS ( COVİD-19 )

KÜRESEL GÜÇ, KORONAVİRÜS ( COVİD-19 )

28 Mayıs 2020 13:23
-A

+A


           Pandemi (Salgın),ne kadar hızlı artış gösterdiyse ilgili haberler de o kadar hızlı çoğaldı.Toplum büyük bir bilgi yüküne maruz kaldı ve büyük resmi görememekle mevcut korku ve endişeler daha da arttı.Böyle bir durumda daha kapsamlı bir bakış açısı kazandırabilmek için mevcut mesleki bilgilerim yanında.yeni yapılan ilmi çalışmalar doğrultusunda söz konusu ihtiyaca cevap verebilmek için bu yazıyı kaleme aldım.                                                                      
   Virüslerin; yapısını,çoğalmasını,etkisini bilmeden,SARS-COV-2 Virüsunu tanımadan Covid-19 Hastalığını anlayamayız,değerlendiremeyiz,önemini kavrayamayız.                     
 Salgın hastalıklar üzerinde yapılan etiyolojik araştırmalar;insan,hayvan ve bitkileri enfekte eden bakteri,protozoon ve mantardan başka bir etkenin olduğu ortaya konmuştur.İlk zamanlar,organizmalara girdiklerinde zehir etkisi yapan,fakat patojen ve enfeksiyon etkileri ile zehirlerden ayrılan bu ajanlara virüs adı verilmiştir.Normal mikroskopta görülmeyen,ancak elekton mikroskopta görülebilen,sadece canlı nücrelerde çoğalabilen varlıklar olarak tanımlanmışlardır.Elektron mikroskobun bulunmasıyla virüs hakkında daha detaylı bilgilere ulaşılmıştır.                                                                                                          
Virüsun yapısı sadece dışta bir protein kılıf ve içerisinde nukleit asitten meydana gelir.Herhangi bir organeli,stoplazma ve enzimleri olmadığı için normal hücre gibi yaşamalarını sürdürebilmeleri mümkün değil.Yaşayabilmeleri,canlı kalabilmeleri,üreyebilmeleri için mutlaka canlı bir hücre içerisine girmeleri gerekir.Hücre dışında kristal halde bulunurlar.Bu özelliğinden dolayı bilim adamları tarafından cansızlık ile canlılık arasında geçiş formu olarak kabul edilirler.                                                                                            Virüsler morfolojik olarak küre,çubuk,elips şeklindedir.Bulundurdukları nükleik asite göre DNA ‘lı (Desoksi  Rube Nukleik Asit ) ve RNA’lı (Rube Nukleik Asit ) olarak guruplandırılırlar.Nukleik asitler,virüslerin genetik materyalidir.Çok spesifiktirler,sadece belirli hücrelere girerler;bir kuduz virüsü sadece beyin hücresine,bir uçuk virüsü sadece ağız civarındaki epitel hücrelerine girdiği gibi.   Virüslerin üremeleri sadece canlı bir hücre içerisinde mümkün olacağından,bu virüslerin çoğalmasının tamamen konakçı hücrenin enerji ve madde metabolizmasına bağlı olduğunu gösterir.Virüs ile enfekte olan bir hücrenin içinde bir sistem teşekkül eder.Bu sistem yalınız hücrenin yaşaması için gerekli  bulunan maddeyi değil,aynı zamanda virüsün çoğalması için gerekli materyali de oluşturur.Enfekte bir hücre her iki sentezi de yapmaya çalışır.Virüs sentezi kabiliyeti üstün olduğu zaman,hücre bundan zarar görür,dejenere olur ve ölür.Virüs hücreye tutunduğunda ilk önce hücrenin zarını eritir, içeriye kendi nukleik asitini aktarır, derhal yönetimi ele geçirerek hücreyi kendi hesabına çalıştırmaya başlar.İlk önce kendi nukleik asitlerinin kopyalarını arkasından da protein kılıflarını sentezlettirir,sonra bunları birleştirerek yüzlerce virüs oluşmasını sağlar.Hücre içerisindeki virüsler hücreyi patlatarak çıkar ve yeni hücrelere saldırırlar.                                     
Coronaviridae ailesi içinde yer alan   (koronavirüs),Alfa,Beta,Gama ve Delta olmak üzere sınıflandırılır. Coronavirüs enfeksiyonları insanlarda ve hayvanlarda yaygındır. Bazı Coronavirüs suşları zoonozdur (yani hayvanlardan insanlara bulaşabilir) ancak birçok suşu zoonoz değildir.                                                                                                                                                          
 Dünya son 30 yılda SARS ve MERS'in ardından üçüncü kez koronavirüs salgınıyla karşı karşıya geldi ve küresel bir tehdit oluşturmaya başladı                                                                                                       
MERS-CoV(Ortadoğu Solunum Sendromu=Middle East Respiratory Syndrome Coronavirus):Develerden insanlara geçen zoonoz,beta türü coronavirüs ailesidir. İlk vakalar insanlarda 2012 yılında Suudi Arabistan’da tanımlanmıştır.Ölüm oranı yüksek (%35),hala ortadoğuda bazı bölgelerde devam etmekte.                                                                                                                                   
 SARS-COV (Ağır Akut Solunum Sendromu=Severe Acute Respiratory Syndrome,) :Rezevuar konakçı  Yarasalardan, ara konakcı misk kedilerine, ondan da insanlara bulaşan zoonoz,beta türü bir coronovirüs ailesidir.ilk olarak insanlarda 2003 yılında Güney Çinde tesbit edildi.Orta Asya’da 29 ülkeye yayıldı,bir çok ölümlere neden oldu.Mortite (ölüm) oranı yüksek (%20) Şubat 2003 ile Haziran 2003 arasında çeşitli mutasyon geçirerek kendiliğinden söndü.                        
 İnsanlarda dolaşımda olan, çoğunlukla soğuk algınlığı yapan alt tip coronovirüs türleri faliyetlerini devam ettirmekte. ( HCOV-229E,HCOV-OC43,HCOV-NL63,HKUI-COV).                                                                                                         
 Henüz insanlara bulaşmamış olan ancak hayvanlarda tesbit edilen birçok coronavirüs türü mevcuttur.Bunların çoğunluğu her hayvanın kendine has coronovirüsü’dür.Misal;sığırların kendine ait,züreffanın kendine has coronovirüsleri var.Bunlar insana, kendi kendilerine ve bir başka hayvan türüne bulaşmaz.Ancak virüsü bulundukları ortamdan alarak enfeKte olurlar.Kendi türleri için üretilen coronovirüs aşısı bir başka hayvan türüne ve insana koruyucu etki vermez.                                                                                              Sars-Cov-2: Rhinolophus yarasalarında (Nalburunlu yarasa) direk veya bir ara konakçı hayvan tarafından insanlara bulaştığı sanılan,zoonoz,beta türü  bir coronovirüstür.31 Aralık 2019’da,Çin’in Wuhan şehrinde,insandan insana seri bir şekilde bulaşan bir corona virüs tesbit edildi.Otoriteler,bu virüse Sars-Cov-2, oluşturduğu hastalığa da COVİD-19 adını verdiler.Son yapılan araştırmalar;A,B,C diye adlandırılan alt tipleri de tesbit edildi.SARS-COV’a %75oranında benzer.                                                                                                                                                
 Covid-19  
coronavirüsünün ortasında  RNA (ribonükleik asit),onun etrafında  lipit yapılı zar,zarın üzerinde gluteproteinlerinden oluşmuş taç şeklinde spike mevcuttur. Koronavirüs diye adlandırılmalarının sebebi virüs partikülünün, lipit zarın etrafında sivri uçlu proteinlerden oluşmuş taç* şeklinde bir görünüme sahip olmasıdır.Beş mikronmetre çapı büyüklüğündedir.
         Göz,burun ve ağız yoluyla içeri giren virus,Hücre kenarında bulunan ace2(Anjiyotensin Dönüştürücü Enzim2) reseptörü vasıtasıyla hücreye girer,kendi nükleik asitini konakçı hücrenin nükleik asitine bağlıyarak çoğalır,hücre içerisinde bulunan tmprss 2 (Zar ötesi proteaz,serin 2 -Transmemran proteazı,serin 2) reseptör aracılığı ile hücreyi patlatıp dışarı çıkıp diğer hücreleri enfekte etmeye devam eder.
              Herhangi bir antijenik madde (virüs,bakteri,parazit) vücuda girdiğinde,üç çeşit ana reaksiyon göstererek o ajana karşı vücudu korumaya alır.                 
             Birincisi;virüsün hücreye girme teşebbüsünde hücreler, lokal olarak protein ve polisakkaritten oluşan makromoleküler yapıdaki ECM (Ekstra Celüler Matriks’i) salgılar.Bunlar;hücre arası boşlukları doldur,hücreleri birbirine bağlar,destekler,besin –madde alışverişini sağlıyarak virüsün hücreye girmesini engellemeye çalışırlar.
            İkincisi;virüs saldırısına uğrayan hücre,nukleik astindeki (DNA’sındaki) bir geni görevlendirerek etkin duruma getirerek,bir saat içerisinde,virüs nukleik asitinin teşekkülünü durduran alçak moleküllü hücre proteinlerinden oluşan interferonu üreterek salgılar.Bu gelişmeler,diğer hücreleri de uyararak interferon üretip salgılanmasını sağlıyarak virüs nukleik asitini  nötürleştirerek virüs replikasyonunu (üremesini) engeller.Virüslerin hücre içinde çoğalmasını önleyen interferonlar, vücudun en hızlı üretilen ve bu tür antijenlere,organizmalara karşı en önemli olan savunmasıdır.Virüs enfeksiyonlarının pek çoğunun insanlarda yaşamsal tehlike yaratmaması, aslında interferonların etkisinin sonucudur.Hayvanlarda virüs hastalıklarının çoğunun doğal olarak iyileşmesi ile interferon arasında önemli bir nedensel ilişkinin olduğunu yapılan araştırmalar göstermiştir.                                                                                                                                               
Üçüncüsü; virüs vücuda girdiği an kemik iliği,virüsle invivo ve invitro olarak spesifik birleşme özelliği gösteren protein yapısındaki antikorları üretir.Antikorların en önemli özellikleri vücuda giren virüsleri tanımaları ve kısa sürede etkisiz hale getirmeleridir.Adeta vücudun askerleridir.                                                                                                                                                                           
 Enfekte bir insanın hapşırma,öksürme yoluyla ortaya saçılan virüsları taşıyan damlacıkların,sağlıklı bir insanın göz, burun,ağız mukozasına temas etmesiyle bulaşma gerçekleşiyor.Bir diğer bulaşma şekli de,virüsün yapıştığı nesneden el teması ile alınan virüsün göz,burun,ağıza dokunmakla şekillenmesidir.Bir enfeksiyon en az 200 adet virüsün birden alınmasıyla gerçekleşmektedir.Bundan az sayıdaki virüsların enfekte etme gücü azalmaktadır. Göz,burun ve ağız mukozaları yoluyla vücuda giren virüs;10 dakika içerisinde hücreye ulaşır,48 ile 72  saat arasında üreyip,çoğalarak hücreyi patlatıp dışarı çıkar,diğer hücreleri enfekte ederek çoğalmasına devam eder. İnkubasyon (kuluçka )süresi 2 ile 14 gün arasıdır.Genellikle 6’ıncı gün septomlar baş gösterir.                                                                                                
Coronavirüsler genel olarak dış ortamda dayanıklılığı olmayan
 virüslerdir.Hapşurmayla dışarı çıkan damlacığın içerisinde binlerce (30 bine yakın)virüs bulunmakta, 2 metre kadar uzaklığa ulaştıktan sonra yere ,çevredeki nesnelere düşer.Nemli ve yağlı ortamda 1-2 gün,kuru ortamda 5-6 saat kaldıktan sonra inaktif hale geçerek ölür.Öksürmeyle dışarı çıkan damlacık az miktarda virüs taşımakta,50 metre uzaklığa ulaşabilmekte,kısa bir süre sonra yere düşmeden inaktif hale gelerek enfekte etme özelliğini yitirir.56 derecede inaktif hale gelmekte,bu sıcaklığın altında ancak canlı hücre içerisinde üreyebilmektedir.Misal,akciğerin ısısı 42 derecedir,bu sıcaklıkta akciğer hücresini rahatlıkla enfekte ederek çoğalıyor.Soğuğa karşı çok dayanıklıdır.Laboratuarlarda eksi 20 ile eksi 80 derecede saklanmaktadır. Covid-19 virüsünün  bulaşma çabukluğu ve oranı diğer virüslere göre daha fazladır.Misal,grip virüsüne göre bulaşma oranı 2 kat,öldürücü oranı 50 kat daha fazladır.Sars Cov ve Mers virüslerine göre enfekte etme,daha kısa sürede daha çok insana bulaşma oranı çok yüksektir.Halen ölüme yol açma riski yaklaşık %3 oranındadır.                                                                                                                                                                                                                     
Covid-19 virüsü,kardeşi olan Sars-Cov gibi bu süre içerisinde mutasyona uğrayıp,virülansını kayıp edip inaktiv hale gelmedi,hiç bir değişikliğe uğramadan bütün özelliklerini muhavaza ediyor.Şu an 200’e yakın ülkeye yayılmış konumda.Genellikle dünyada pandemiye (salgına)karşı iki türlü mücadele gerçekleştirildi.Birincisi;sürü (toplumsal) bağışıklık kazanılsın düşüncesiyle virüs serbest bırakıldı.İkincisi;filyasyon,izolasyon ve karantina uygulamaları gerçekleştirilerek virüs kontrol altında tutuldu.Epidemi ve pandemilerde asıl olan hareketliliğin durdurulmasıdır.İkinciyi uygulayan;Türkiye,Almanya,Güney Kore gibi ülkeler kazançlı çıktı.
           Virüslere karşı etki edecek spesifik bir antiviral ilaç şu ana kadar bulunamadı,bulunması da çok zor.Bazı spesifik ilaçlar klinik araştırmalarla test edilerek tedavide kullanılıyor:ACE-2 reseptörünü buloklayıp virüsün hücreye girişini engellemek ve TMPRSS2 reseptörünü bloklayıp hücreden hücreye geçişini durdurmak için gerekli ilaçlar uygulanıyor.Diğer bir tedavi şekli de enfekte vücuda plazma tedavisi uygulamak,plazmada bulunan proteinleri %20’sini antikorlar oluşturmaktadır.                                                                                                            
Salgınla ilgili kurumsal tetbirleri devletimiz alıyor.Bizlerde vatandaşlık sorumluluğu içerisinde gerekli zorunlu kuralları yerine getirdiğimizde hem kendi hem de ülke sağlığımız huzura kavuşacaktır.Ekonomimiz,sosyal yaşantımız yeni normale dönecektir.Şahıs olarak yapmamız gerekenler.                                                                                                 
 1-Sınırlarımızı iyi korumalıyız,Covid-19 salgınında ana sınırlarımız göz, burun,ağız mukozalarıdır, virüsün buralara girmesini engellemeliyiz:                   
a-Maske takmayı toplum olarak alışkanlık haline getirmeliyiz;yalınız kendimizin takması %30,toplumun tamanın takması %99 oranında koruyucu özellik sağlıyor.                                                                                                                                    
 b -Fiziki mesafeyi korumalıyız;çevremizdeki kişilerle en az 2 metre uzaklıkta kalmaya çalışmalıyız.                                                                                                                
 c-Hijyenik şartlara uymalıyız;ev dışında asansör,merdiven vb nesnelere dokunduğumuzda elimizi ağzımıza,gözümüze,burnumuza değdirmeden sabunlu suyla yıkamalıyız veya 70-80 derecedeki kolonya ile oğmalıyız.Bu durumda virüs,20-40 saniyede inaktiv hale gelerek ölmektedir.                                                                                              
d -Bulunduğumuz ortamı sık sık havalandırmalıyız.                                                                                                
2-Bağışıklık sistemini güçlü tutmalıyız:                                                                                       
 a - Dengeli beslenme; günlük aldığımız gıda içerisinde protein,mineral maddeler yanında yağda eriyen A,D,E vitaminleri de olmalı.Özellikle D vitaminini eksik etmemeliyiz.Son yapılan araştırmalar,koronovirüs tedavisinde D vitamini varlığının tedaviyi olumlu yönden etkilediği anlaşılmıştır.Güneşten alınan D vitaminin suda erme özelliği de olduğundan metabolizmaya kısa zamanda dahil olmasıyla daha etkili olmaktadır.                                                              
Virüsün hücreye girmesini engellemek için oluşan ECM‘nin ana maddesi protein ve mineral maddelerdir.Hücrenin içerisine giren virüsün üremesini engellemeye çalışan interferonun yapısı proteinden oluşmaktadır.Virüsü tanımlayan,virüsü yok etmeye çalışan antikorlar da protein yapısındadır.                                                       
  Ayrıca virüsün dışında bulunan,hücreye girmesini sağlayan kolaylaştıran taç görünümlü spikeler glukoprotein (şekerli protein) yapısındadır.Şekeri çekme özelliğ olan lektin proteini,spikenin glukozunu (şekerini) kendisine bir mıknatıs gibi çekip,spikeyi etkisiz hale getirerek virüsün hücreye girmesini engeller.                               
Böylece,viral enfeksiyonlarında; proteinin,dengeli beslenmenin ne kadar önemli olduğu,tedaviye ne derece katkıda bulunduğu anlaşılmıştır.                                                   
b-Uyku;yeterli ve zamanında alınan uyku çok faydalıdır,özellikle saat 23.00 ile 03.00’de alınan uyku önem arz etmektedir,bu zaman diliminde vücut hücreleri yenilenmektedir.                                                                                                                      
c-Eksersiz yapmak,yürümek.                                                                                                                                                     
 d-Sigara ve diğer her türlü allerjik etkenlerden uzak kalmak,kendini korumak.                                                                                                                                          
Bu bilgiler ışığında; virüs,özellikle koronavirüs enfeksiyonlarında ,güçlü bağışıklık sisteminin tedaviye nasıl katkı sağladığı,hatta ilk sırayı aldığı ortaya konmuş oluyor.Bağışıklık sistemi genellikle biyolojik olarak 46 yaşından sonra zayıflamaya başlar.Bu nedenle bu yaştan sonra daha dikkatli olunması gerekir.                                                                                                                      
 Yeni coronavirüs (Sars-Cov2) aynı aileden olan Sars-Cov gibi mutasyona uğramadı.Alınan kurumsal tedbirler (karantina,filyasyon,izolasyon) sonucunda virüsün bulaşma,enfekte etme özellikleri frenlenmiş oldu.Virüs gücünden hiçbir şey kayıp etmedi,ilk günkü gibi bütün özelliklerini muhavaza ediyor.                                                                                                                               Pandemilerde sonuca varmanın ilk şartı aşı uygulanmasıdır.Bu da şu an kısa sürede gerçekleşemeyeceğinden yapılması gereken;kurumsal ve toplumsal bu tetbirleri almaya devam ederken toplumun %60-70’nin az miktarda (enfekte etmeyecek şekilde) virüsü alıp antikor üremesini sağlıyarak toplumsal bağışıklık kazanılmasını sağlamak.Bu arada enfekte olanları sağlık sisteminin üstüne fazla yük bindirerek kayıp sayısını azaltmak.Korkuya,endişeye kapılmadan gerekli tedbirleri alarak ve uygulayarak belirli bir süre virüsle yaşamaya devam edeceğiz                                                                                                                                   
 Dünyada olduğu gibi ülkemiz de de veteriner hekim ve beşeri hekim ilim adamlarınca aşı ve antiviral ilaç çalışmaları devam etmektedir.Ülkemizde 51 adet yetişmiş virolog veteriner hekim ilim adamı mevcuttur.Şu anTÜBÜTAK bünyesinde; Pendik Veteriner Araştırma Enstitüsünde aşı çalışması,Etlik Veteriner Araştırma Enstitüsünde serum çalışmaları,A.Ü.Veteriner Fakültesi bünyesinde antiviral ilaç çalışmaları devam etmektedir.                                                                  
 Ülkemizde ilk kez en kısa zamanda virüsü izole edip, gen haritasını çıkartıp tıp sahasına hediye ederek Covid-19 mücadelesinde başarılı olunmanın mimarlarından olan Veteriner Hekim ilim adamları; Prof.Dr.Aykut Özdarendeli’yi,Prof.Dr.Aykut Özkul’u anmadan edemeyeceğim.
                                                                                                                                                                                                                     Kırşehir  Veteriner Hekimler Odası Başkanı Ali Osman Bilgin                                
 
 
 
 
 
 

Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku