Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

79 makale bulunmakatadır

ENVER PAŞA (MEFKUREYE ADANMIŞ BİR HAYAT)-10

08:00 - 19 Kasım 2020

+A

-A

Okunma: 1212

                 MAHMUT MUHTAR PAŞA çeşitli üsluplarda ki tarafsızlık iddialarının   “İş olup bittikten sonra  uydurulmuş bahaneler kabilinden olup olayları amillerinden  ve evvelindeki şartlardan ayrılmış olduğundan  bir kıymeti yoktur” der.
                O günlerde Tanin gazetesinin başyazarlığını yapan MUHİTTİN BİRGEN , İttihat ve Terakkinin , yalnız kendi kuvvetimizle , imparatorluğu kurtaramayacağımızı anladığını söyler ve şöyle devam eder: “ Bununla beraber, o (İttihat ve terakki partisi), belki de sırf hissiyat ve kamuoyundaki genel temayüle tabi olarak, Almanya ile ittifak  yoluna gitmeyi istemeyecekti. Ancak Panislavistlerin en kızgın bir devrinde , Çarlığın Türkiye’ye son hücumlarını hazırlamakta olduğunu ve İngiltere’nin de  artık bunlara kaşı muhalefet etmeyeceğini anladığı zaman, ister istemez bu yola gitti. Türkiye eğer yalnız kalma mecburiyetinde idiyse, eğer o tarihte, “eğer hahi selamet derkenarest ( Selamet karışmamaktadır)  sözünün Türkiye için bir kıymeti kalmamış bulunuyor idiyse, onun yapacağı şey, Rusya’nın içinde bulunduğu blok dışında bir dostluk ve dayanak aramak idi. O da, yalnız Almanya idi.”
                   Bu konuyu Enver Paşa ve onun ülküsüne sonuna kadar sadık kalan yakınlarından LÜBLANLI EMİR ŞEKİP ASLAN’dan dinleyelim: “ İtilaf devletlerinin, savaştan önce  Osmanlı topraklarını ileme otu gibi  bir yandan öbür yana kadar kağıt üzerinde paylaştıklarını Enver Paşa biliyordu. Nitekim Fransa ile İngiltere’nin , Suriye ve Filistin topraklarını 1912 yılından beri aralarında paylaştıkları biliniyordu. Mösyö Puankare, bundan birkaç yıl önce  Fransa Ayan Meclisinde  Mösyö Brar’ın sorduğu soru karşısında  bu paylaşımı itiraf etmiştir. Bununla beraber, savaştan Rusya galip çıkarsa, Osmanlı Devletinin yerinde, ancak bu devletin resminin  ve gölgesinin kalacağı  akıldan uzak değildi. Rusların savaştaki hedeflerinin başında  İstanbul’u işgal etmek geldiği bütün dünyanın ortak kanaati idi. İstanbul’un  elden çıkması Anadolu’nun da elden çıkması demekti.  Türkiye savaşa girmeseydi ve Çanakkale Boğaz’ını açık tutsaydı,Rusya’nın yıkılmayacağı  İtilaf Devletleri tarafından  da itiraf edilmiştir. Ve yine bir diğer gerçek ise, büyük itilaf  devletlerinin  bazılarının Osmanlı Devletinin bölüşülmesinin daha önceden Almanya’ya teklif etmesi ve Almanya’nın  bu teklifi kabul etmesi karşılığında  alacağı  yerin  Anadolu olmasıdır.
                    İttihatçı liderlerin Devleti  “hiç yokken”  bir savaşa sürükledikleri iddiası, kabullenilmesi zor bir gafletle, tarih  kitaplarına kadar girmiş bir temelsiz hükümdür. Aynı  kitaplarda,  hem devletin ne ölçüde yalnız kaldığı ,Rusya’nın  açık emelleri karşısında hangi korkuların yaşandığı, yapılan bütün başvuruların geri çevrildiği, savaş öncesinde Osmanlı’nın  Asya topraklarının  paylaşılması anlaşmalarının nasıl yapılmış olduğu  anlatılmakta; ardından da bu mantıksız hüküm  tekrarlanmaktadır. Cemal Paşa, “kendini savunarak ölmekle  savunmasız ölmek arasındaki farkı anlamayanlara sözümüz yok” derken ne kadar haklıdır.
                      CEMAL PAŞA HATIRLARINDA“Müdafaa ederek ölmekle, bila-müdafaa ölmek arasında farkı takdir etmeyenlere sözümüz yok “ demiştir.
                    FETHİ BEY:  “Mustafa Kemal’in savaşın başlaması üzerine  orduda görev almak için  İstanbul’a dönerken, TOPRAKLARIMIZI SAVUNABİLECEK KUDRETTE SİLAHLANMIŞ OLMADIKÇA, TARAFSIZLIĞIN MÜMKÜN OLMADIĞINI ve  “şimdi artık savaşmak vaktidir “ dediğini nakleder.
                    Harbe giriş ve imparatorluğun önünde bulunan seçenekler konusunda  M. Kemal’in  Mersinli Cemal Paşa’ya çektiği  telgraf:  M. Kemal 30 Ekim  1919 tarihli söz konusu telgrafta  şöyle der: “Gayri habili  tamir felaket ve netayici elimeye  müncer olduğundan  bu gün milletin adem i memnuniyetini  celbeden Harb-i Umumiyeye iştirak etmemek  elbette son derece şayan-ı arzu idi.  Fakat buna imkanı  maddi mevcut değildi.  Çünkü  Ademi İştiraak  Müsallah bitaraflığı  yani boğazların  mesdut bulundurulmasını icap ettiriyordu….”
                    Enver Paşa 1. Dünya Savaşından sonra Bakü kongresinde yaptığı konuşmasında ittifak tercihini veciz bir şekilde ifade eder:  “BİZİ DOĞRUDAN DOĞRUYA BOĞAZLAMAK VE  MAHVETMEK İSTEYEN   ÇAR RUSYA’SI VE  İNGİLİZ DOSTLARINA KARŞI, YALNIZ HAYATIMIZI BAĞIŞLAMAYA  RAZI OLAN ALMANLARLA YAN YANA HARP ETTİK”.

Anahtar Kelimeler : İbrahim KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku