Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

95 makale bulunmakatadır

ENVER PAŞA (MEFKUREYE ADANMIŞ BİR HAYAT)-12

08:02 - 3 Aralık 2020

+A

-A

Okunma: 1312

            Trablusgarp’ta savaş devam ederken bu sefer 1912 yılında balkan Savaşları patlar.  Yunanistan-Bulgaristan-Sırbistan ve Karadağ anlaşarak Osmanlıya  savaş ilan eder.  Maalesef cepheden gelen haberler iyi değildir. Çok kısa bir sürede ordu bozulur. Edirne düşer. Ordu Çatalca hattına kadar geri çekilir. Askeri kaynaklar  Balkan savaşları yenilgisinin nedenlerini; Balkan savaşı çıkmadan önce  70-80 Bin kişilik ordunun terhis edilmesini,  ordunun siyasete bulaşmasını  sayarlar.  Maalesef koca Balkanlar çok kısa bir sürede elden çıkar.
           İtalyanlar Libya’ya asker çıkardığı esnada, sadrazam Hakkı Paşa, İstanbul'daki İtalyan generali Robilan ile klüpte poker oynuyordu. Daha evvel İtalyanlar Libya’yı işgal için planladıkları askerî manevraya bizim gafil Roma ateşesi Ali Fuad Paşa’yı da çağırmışlar; istila ordusu kumandanı ile çıkarttığı resim gazetelerde neşredilmişti. İşte Libya’nın kaybı, nasıl Hakkı Paşa hükümetinin affedilmez gafletinin eseri ise; Balkan fâciasında da Said ve Muhtar Paşa hükümetlerinin gafleti rol oynamıştır.
            Entrikadan başka şeye aklı kesmeyen Said Paşa, Fransa’nın ve Atina sefiri Galib Kemali Bey’in ikazlarına kulak asmayarak Balkan ittifakına inanmamış; Yunanistan’ı Bulgar ve Sırplardan ayırmak üzere Girit meselesinin halline yanaşmamıştı. Hâriciye Nâzırı Âsım Bey, 15 Temmuz’da mecliste “Balkanlardan imanım kadar eminim” diyerek  gaflet örneği göstermiştir.
            Payitahtın başkenti İstanbul’un işgali an meselesidir. Bu ortamda Enver Paşa, Mustafa Kemal paşa gibi subaylar Trablusgarp’tan geri çağrılır. Subaylar  yurda döner ve  Balkan Savaşlarında yerlerini alırlar. 1913 yılında Balkan Devletleri kendi aralarında savaşa tutuşunca Enver paşa harekete geçerek Edirne’yi kurtarmak istemektedir. Ancak dönemin hükümeti ordunun savaşamayacağı kanaatindedir. Enver Paşa Edirne’nin kurtuluşuna yanaşmayan hükümeti   arkadaşları ile birlikte bir hükümet darbesi ile düşürür. Beyaz atına binerek Bab-ı Aliye yürür ve darbe gerçekleşir. Enver Bey, Yakup Cemil ve arkadaşları vekillerin toplantı yaptığı odaya girerek, Sadrazam Kamil Paşa’yı istifaya zorlar.Kamil Paşa’dan istifa dilekçesini alan Enver Bey, Sultan Reşat’ın yanına giderek Mahmut Şevket Paşa’nın Sadrazamlığa getirilmesini kabul ettirir.Böylece düşen Kamil Paşa hükümetinin yerine Mahmut Şevket Paşa hükümeti kurulur.  Yeni hükümete Edirne’nin kurtarılması için askeri harekat planını kabul ettirir. Kuşçubaşı Eşref Bey’in gönüllü birliği ile birlikte ileri harekat yapılır ve Edirne Bulgar İşgalinden kurtarılır. Enver Paşa   Hürriyet Kahramanının yanında artık Edirne Fatihi de olmuştur. Enver Paşa durmaz. Kuşçubaşı Eşref ve Süleyman Askeri Bey’e ( daha önceki yazılarımızda  bu ikisini  köşeme taşımıştım)  talimat vererek ileri harekatı devam ettirir.   Büyük Devletlerin harekatı durdurma  baskısına  birliklerin ordu ile bir ilgisinin olmadığını bildirir. Gümülcine,Dedeağaç,İskeçe,Eğirdere,Dadandere,Kırcaali, Koşukavak, Kızanlık  kurtarılır.Başkenti Gümülcine olan  Batı Trakya Türk Cumhuriyeti kurulur. Tarihler 1913’ü göstermektedir.
           1914 yılında Birinci Dünya Savaşı Patlak vermiştir. Sarıkamış Harekatındaki olayları başka bir yazımızda anlatmaya çalışacağım.O nedenle burada girmek istemedim.
            1917 yılında Çarlık Rusya’sı  yıkılır. Ermenistan, Gürcüstan ve  Azerbaycan  Çarlık Rusya’sından ayrılır. Ancak çarlık Rusya’sı  Yüz yıldan fazla işgalinde tuttuğu Azerbaycan Türklerini orduya almamıştır. Azerbaycan Türklerinin Ordusu yoktur. Subayları yoktur. Adeta savaşmayı unuturlar.Ancak Ermeni ve Gürcüler böyle değildir. Çarlık ordusunda görev almışlar yetişmiş subayları ve orduları vardır. Çarlık Ordusunun silahlarına da el koymuşlardır. Ermeniler   doğu Anadolu’da olduğu gibi Azerbaycan coğrafyasında da katliamlara başlarlar. Resulzade Mehmet Emin Bey gibi ileri gelenler İstanbul’a kadar gelerek  Enver Paşa’dan yardım isterler. Enver Paşa kayıtsız kalamaz ve  “Kafkas İslam Ordusu “ adında yeni bir ordu oluşturarak  ve orduya amcası Halil Kut Paşa ve kardeşi Nuri Paşa’yı atama yaparak  ileri harekat emrini verir ve önce Gence Sonra Bakü, Dağıstan vs Rus ve Ermeni işgalinden kurtarılır. 28 Mayısta Azerbaycan artık bağımsız bir devlettir.         

Anahtar Kelimeler : İbrahim KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku