Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

95 makale bulunmakatadır

ENVER PAŞA (MEFKUREYE ADANMIŞ BİR HAYAT)-16

08:00 - 31 Aralık 2020

+A

-A

Okunma: 1238

           Tam da burada Enver Paşa’nın çok yakınında bulunmuş onu çok iyi tanıyıp bilen Enver Paşa’nın kurduğu “Teşkilat-ı Mahsusa’nın” Süleyman Askeri Bey’in ölümünden sonra başkanlığını yapmış   HÜSAMETTİN ERTÜRK’e sözü vermek daha doğru olacaktır:
Hiç şüphe yok   Enver ve Talat paşalar mert, dürüst, namuslu ve idealisttiler.Makedonya’da doğan, Türkistan’da ölen ve bütün ömrü boyunca Turan İmparatorluğunu  kurmak sevdasıyla çırpınan  Enver de  böylece gurub etti.
                   O, Balkan Harbini bir türlü hazmedemiyor,Rumeli’nin kaybına çok üzülüyor, doğduğu yer olan Makedonya’nın  bir köşesi,  Manastır’ı asla unutamıyordu. Kaç defa bana: “ Hüsam, demişti.. Ecdat kanıyla sulanmış o ovaları, o yaylaları insan nasıl unutur, tam dört yüz sene, Türk akıncılarının at koşturdukları o meydanları,  camilerimiz, türbelerimiz, tekkelerimiz, köprülerimiz ve kalelerimizle  onları dünkü uşaklara bırakmak ve Rumeli’den kovularak Anadolu’ya geçmek, insanın tahammül edemeyeceği bir şeydir.Bulgarlardan,  Yunanlılardan, Karadağlılardan İntikam almak için, ömrümün bundan  sonraki yılarlını seve seve fedaya hazırım. Evet, Enver paşa bunları söylerken heyecanlanıyor,yüzü kızarıyor, gözlerinde şimşekler çakıyordu. Hakikaten Balkan Harbinin intikamını almak istiyordu. Bunun için de her şeyi göze alıyordu.
                   Enver Paşanın  en beğendiğim karakteri idealist olması idi. Sık Sık Tevfik Fikret’in  şu mısralarını tekrar ederdi: “Hak bellediğin yolda yalnız yürüyeceksin”
 Daha Rumeli’de eşkıya takibinde iken genç,enerjik ve idealist bir zabit tanımıştım. Onunla dost olmuş,dertleşmiş ve bir çok defalar onunla beraber bulunmuştum. Bu zabitin rütbesi esasen Kurmay  olması hasebiyle  benden yüksekti. Fakat çalışkanlığı, ataklığı, emsalsiz cesareti ve  uçsuz bucaksız denilecek derecede muhteşem hayalleri onu mevkiden mevkie götürmüş, yükseltmiş, kısa bir zaman sonra  Harbiye Nazırı, daha sonra  Başkumandan vekili yapmıştır. Daha Rumeli’de eşkıya takibinde başlayan dostluğumuzun  bu yükselme ile zeval bulacağını  her kim iddia ederse  onun, Enver Paşa’yı asla tanımadığını ilave etmek isterim.  Enver Paşa, maalesef halkımızın henüz bütün hususiyetlerini  tanımadığı  dürüst, namuslu bir insandı. Son derece terbiyeli , fevkalade dindar, çok idealist idi. Yoksa kim, erkanıharbiyeden çıkmış bir zabit olarak , Rumeli dağlarında Abdülhamit’e karşı bayrak açabilirdi.Harekat ordusu ile İstanbul üzerine yürüyebilir, padişahı bu cesaretle saltanattan indirir, sonra da İttihat ve Terakki’nin iktidara gelmesini sağlayabilirdi. Onun yalnız Babıali baskını bile akıllara  dehşet veren  büyük bir işti.Enver Paşa’nın  Trablusgarb’ta ki mücadelelerini, kazandığı Derne Zaferini,Balkan Harbinin İkinci devresini tamamlamasını ve Edirne’yi istirdadını hafif işler saymak bu şehide karşı nankörlük olur. Birinci Cihan harbine memleketi sokmasını  tarihler, belki her zaman tenkit edeceklerdir. Fakat hakikatler meydana çıktıkça, hatıralar yazıldıkça, onu da mazur göreceklerdir. O günkü şartlar, başka türlü harekete  imkan bırakmamıştı. MÜTAREKE İLE KARŞILAŞTIĞI ZAMAN NASIL HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADIĞINA  BEN ŞAHİT OLMUŞTUM. Memleketten kaçmadı, maksadı, Almanya’dan, Rusya’dan yardım temin edip  Anadolu mücadelesini başarmaktı. Kaç defa memlekete gelmek, istiklal mücadelesinin saflarında  bir millet ferdi gibi dövüşmek arzusunu  izhar etmişti.  İttihatçı oluşu bütün bu emellerine MANİ OLDU. TÜRKLERİ KIYAM ETTİRMEK, KENDİ TABİRİNCE  KIZILELMA’YA GİTMEK İSTERDİ. ORTA ASYA’DAN ADRİYATİK’E KADAR  BÜYÜK BİR TÜRK İMPARATORLUĞU’NUN  HEYECANI İÇİNDE  HEM DE MOSKOFLARIN KURŞUNUYLA BİR KURBAN BAYRAMI SABAHI NAMAZ VAKTİ BASTIRILIP ŞEHİT EDİLDİ. Bir Türk ve Müslüman için bundan daha büyük bir  ölüm tahayyül edilebilir mi? Allah rahmet eylesin, işte ben hayatımın bu  birinci devrini  onun yanında, onun emrinde  onun bana tevdi ettiği  ve adına Teşkilat-ı Mahsusa dediği gizli  istihbarat ve askeri sırların hazırlandığı  bir dairede geçirdim. İlk amirim Süleyman Askeri  merhumdu”.
 

Anahtar Kelimeler : İbrahim KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku