Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

80 makale bulunmakatadır

ENVER PAŞA (MEFKUREYE ADANMIŞ BİR HAYAT)-7

09:11 - 29 Ekim 2020

+A

-A

Okunma: 367

                   Bir Rus hariciyecisi de; “Enver Paşanın Yavuz Sultan Selim’in ideallerini güttüğünü söyler: ”Çoğunluğun kanaatine göre Enver Paşa, Yavuz sultan Selim’in idealini gerçekleştirme yolunda çalışmaktadır. Avrupa’dan atılan Türkleri, kendi akraba ve kandaşlarıyla,Türkistan, Kafkasya, Küçük Asya ile birleştirerek yeni bir imparatorluk peşindedir. Bu İmparatorluğa Afganistan ve İran da dahildir.”der.
                    Bir diğer Rus yazarı,: “Enver Paşa’nın , İslam Dünyasında, Haçlı ordularını Anadolu’da göğüsleyen Sultan Kılıçaslan gibi görüldüğünü “ söyler.
                    NEVZAT KÖSOĞLU da onu Fatih Sultan Mehmet’e benzetir. “Enver Paşa’nın  “talihine” olan güveninde herkes müttefiktir”. Bu satırlar  Fatih Sultan Mehmet’in sözlerini hatırlatır: “Belgrad kalesi önünde savaşırlarken, Osmanlı Komutanları biraz geri çekilerek, düşmanı da kaleden uzaklaştırmak isterler. Asker içinde savaşmakta olan Sultan’a haber gönderirler: “Kafiri dahi çekelüm.Kal’aya canlı kurtarmayalum.Padişah birkaç kadem gerüye yürüsün.” Genç II.Mehmet’in cevabı şudur: “Düşmenden yüz döndürmek mağlubiyet nişanıdur. Elhamdülüllah benüm ikbalüm yücedür, idbar nasib-i düşmendür”
                    FALİH RIFKI ATAY, “Zeytindağı”nın girişinde bunu çok güzel  anlatır: “Bizden Belgrad’ı aldıkları zaman, düşman murahhasları “Niş” kasabasını da istemişlerdi. Osmanlı delegesi ayağa kalkarak: Ne hacet dedi, İstanbul’u da size verelim. Babalarımız için Niş , İstanbul’a o kadar yakındı. Biz eğer Vardar’ı , Trablus’u, Girit’i  ve Medine’yi bırakırsak Türk Milleti yaşayamaz zannediyorduk.  Çocuklarımızın Avrupası Marmara ve Meriç’te bitiyor.”
                     Enver Paşa’nın hayalciliği genelde ileri sürülür.Onun çok yakınında bulunmuş ve ilişkileri itibariyle insan olarak onu iyi tanıdığı  söylenebilecek olan EŞREF KUŞÇUBAŞI aynı  kanaatte değildir: “ Enver Paşa’nın askeri konularda , genellikle sanıldığından daha gerçekçi olduğunu, 1914 yazı boyunca yaklaşan savaşta ideolojik  silahlara pek güvenmediğini söyler. Mektuplarında da , güneyimizdeki Arap Şeyhleri için paranın tek harekete geçirici unsur olduğunu, Müslüman oluşlarına güvenilmeyeceğini yazar.”
                       Bir hariciyeci olan AYDIN İDİL: “Enver Paşa’nın Türkistan mücadelesini de  hayalci bulmaz; zaman ve yerin çok iyi seçildiğini” yazar.
                      YUSUF AKÇURA:  “Devlet-i Osmaniye’nin  Cihan Harbinde tarafsız kalması da imkansızdı.  Çünkü Osmanlı Devleti  coğrafi ve tarihi açıdan iki düşman grubun ortasında bulunuyordu. Ve harbin en önemli  objelerinden  birisi konumundaydı.”
                     SADRAZAM PRENS SAİT HALİM PAŞA: “İttifak  devletlerinin yanında mı yoksa  itilaf devletlerinin  safında mı savaşa girilmesi gerektiğinin tartışıldığı  ve siyasi temasların sürdürüldüğü bir dönemde , Saray Başkatibi  Ali Fuat bey’e şöyle demişti: “Size gayet mahrem bir sır söyleyeceğim.Bunun yayılmaması gerekiyor. Başımıza gelen felaketlerden sonra  bir müttefik bulmak için her tarafa başvurduk.  Yunanistan bile bizi ittifakına almadı. Şimdi Üçlü İttifak’a  dahil olmak için ortaya bir fırsat çıktı. Bu fırsat belki de devletin geleceğini kurtaracaktır. Almanlarla ittifak kurabilmek için  müzakerelere başlamak üzereyiz.” demiştir.
                    Daha sonra Suriye  Milli Eğitim Bakanlığı yapacak olan, HALEPLİ  GAZETECİ KÜRT MUHAMMED ALİ,  ENVER PAŞA İÇİN: “ O, ilmiyle  amel eden, hür fikirli, kuvvetli bir irade sahibi, büyük emelleri olan biridir. O ,çıkmış olduğu bu yolda yalnız olmayıp ona yardım edenler vardır. Hatta, bunun için bütün kalpler onun sevgisinde birleşmiş, bütün insanlar ona saygıda kusur etmemeye gayret göstermişlerdir. Ona olan bu sevgi ve güvenin sebebiyse, ele aldığı hiçbir işi asla yarım bırakmamasıdır. Bu sebeple herkes onun zekasına hayrandır. Onun ihlası ve samimiyeti gerçekten yücedir.O, herhangi bir şey söylediğinde, söylediğini mutlaka gerçekleştirmekte, insanların zihinlerinde vehim ve şüpheye yer bırakmamaktadır. Bu haliyle O, sönmüş ve kararmış kalpleri, aydınlatarak, onlara yeniden yaşama ümidi vermektedir. Evet, kesin olan bir şey var ki o, halk tarafından çok sevilen büyük bir önder ve  yol açıcı liderimiz olan Enver Paşa, gerçekten bu vasıfları kendisinde toplamış, yaşayan canlı bir örnek olmakla, İslam'da bir liderin nasıl olması gerektiği sorusuna verilecek en güzel cevabı teşkil etmektedir.”

Anahtar Kelimeler : İbrahim KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku