Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

24 makale bulunmakatadır

GARBİ TRAKYA HÜKÜMET-İ MÜSTAKİLESİ-2

07:16 - 11 Eylül 2019

+A

-A


Enver paşanın  da tam desteği ile  116 kişilik bu özel birlik Batı Trakya’ya doğru akmaya başlar. Ortaköy, Koşukavak, Dimetoka,Fındıklı,Kızanlık,Kırcaali, Dedeağaç, Gümülcüne alınır. Adeta destan yazmaktadırlar. Halk büyük bir coşku ve ağlayarak bağrına basar kahramanları.
                                   Büyük Devletlerin baskısı ile bunalan  hükümet, Enver Paşa’dan harekatın durdurulmasını ister.  Hatta Enver ,Cemal ve Talat Paşalar Ortaköy’e kadar gelerek bu isteği bizzat Eşref Bey’den ister. Ancak Enver Bey, Eşref Beyle özel görüşmesinde harekata tam destek olduğunu ve harekatın devamını ister. Hatta Enver Paşa’nın  “Süavi” takma adıyla Eşref Bey’e yazdığı  mektupların birinde  şu satırları okuyoruz:
              “ Mıntıka Komutanlarından bazıları tarafından yapılan müracaatlardan anladığıma göre, henüz Batı Trakya’da  ne yapılabileceği onlar tarafından anlaşılamamış…Bunlar,Batı Trakya’da  çok silah ve kolluk kuvveti kullanarak bu işlerin hükümet tarafından  yürütüleceğini sanıyorlar.Hiç bir Kabine’nin  çete idare ettiği görülmemiştir! En çok bu mıntıkada yapılacak  bir iki çarpışmada onlara üstün gelemezse, meydan çeteye kalır.Size yakında dört beş bin silah, ayakkabı vb. göndereceğiz.”
                      Bu durumdan da destek alan  Eşref Bey  ileri harekata devam emrini verir. Neticeten tüm Batı Trakya  Bulgarlardan temizlenir. Batı Trakya, Doğuda Meriç nehri ile Türkiye’den, Kuzeyde Rodop Dağları ile   Bulgaristan’dan ayrılmakta ve  Ege Denizi İle çevrili bulunmaktadır.  Sınırları Mesta-Karasu’dan Akdeniz sahilini takiben Dedeağaç’tan Enez hududuna ve  diğer taraftan da  Sofulu Dimetoka civarının  Ortaköy köprüsüne ve Bulgar hududunun  eski hudutları da  takiben Makas Boğazı ve sabık hudut boyuncadır.
                  Eşref  Kuşçubaşı’nın küçük birliği, Batı Trakya içlerine doğru arka arkaya  büyük başarılara imza atıyordu. Fakat Enver Paşa , 19 Ağustos 1913 tarihli bir   telgraf ile  Eşref Bey’e daha ileri gitmemesini emretti.
Eşref bey, durumu  kardeşi olan Selim Sami ve  İbrahim CİHANGİROĞLU’na anlattı.  Hükümet kendilerini dönmeleri için sıkıştırıyordu; fakat Enver Bey ilerlemelerinden yana idi. Kendilerine yeni bir komuta gücü de vermişti. Eşref Bey’in bu sözlerini dikkatle dinleyen kardeşi Selim Sami , kesin bir tavırla konuştu:
“bak ağabey!Ben, bir adım geri dönmem! İnsanda, haysiyet ve şeref duygusu olmalı!Allah hiçbir milleti, miskin hükümetlerin elinde  oyuncak yapmasın!Yenersin, yenilirsin, hepsi olur ama böyle facialar olmaz! Biz buradan ayrıldığımız an, burası bir insan mezbahasına döner. Bu masum insanları savunmasız bırakamayız…Şimdi siz, resmi bir rapor yazarsınız; Selim Sami Şehit oldu. Onun intikamını almak için bir bölüm  kıtalarımız ileri atıldı, diğer kısmı dağıldı, toplamakla uğraşıyoruz.” dersiniz. Biz de Cihangiroğlu ile birlikte varabileceğimiz yerlere kadar varırız. Kaderde şahadet mertebesine erişmek varsa, ölürüz;hiç olmazsa, arkamızda bıraktığımız tarlaları, insanları seyretmek utancından kurtuluruz.Ben, şu andan  itibaren şehit düştüm: Kıtalarım da benim intikamımı almak için  Bulgar topraklarında ilerliyorlar!”
Eşref Bey, kardeşinin teklifini uygun buldu. Böyle bir tertip, bir süre daha “ileri hareketi” nin mazereti olabilirdi.Eşref bey, teklif edilen raporu yazarak 10.kolordu Komutanlığı aracılığıyla Harbiye Nezaretine ulaştırdı.
Selim Sami gibi bir kahramanın ölümü , İstanbul’u ayağa kaldırmıştı. Başta Padişah olmak üzere; bütün kabine üyeleri, bütün gazeteler, halk,  mevlitler okutuyor, kahramanlıklarını anlatan yazılar yazılıyor, nutuklar veriliyordu. Padişah Sultan Reşat kendisine, Bulgar Çarının hediye ettiği  Bulgar komutanının  kılıcını ve atını gönderen bu “Kahraman Mücahit”’e her tarafta mevlitler  okunmasını irade buyuruyordu.
-Haftaya Devam Edelim-
 

Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku