Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

65 makale bulunmakatadır

KUŞÇUBAŞI EŞREF-3

08:00 - 6 Ağustos 2020

+A

-A

Okunma: 462

             Uçan Şeyh, peşindeki ajanları atlatmak için bu kez 'bin bir surat olarak' yaşamını sürdürmekte ve 'sınırları İslamiyet'in ve Türklüğün genişlediği' her yerde Osmanlı'yı savunmaktadır. Hem de canı pahasına. Bu amaçla Hindistan, Doğu Türkistan, Afganistan ve Irak gezisini yapar. Son durak yine Hicaz'dır. Ancak bu faaliyetleri İstanbul'a getirilen babası ve kardeşinin tutuklanmasına gerekçe oluşturur. Yapılan denetim ve aramalar sıklaşınca Mısır üzerinden önce Kıbrıs'a geçer ardından İtalya'ya. Son durağı Fransa'dır. Paris'te İttihat ve Terakki Cemiyeti'yle ilişkiye geçip 'kayd-ü âlâya' alındığında yıl 1907'dir. Ve bu teşkilatta yer alan Mustafa Kemal Paşa'dan, Ali Fethi Okyar'a, ilk tayyareci şehitlerden Sadık Bey'den, Nuri Conker ve Rauf Orbay'a kadar bir çok isim Kuşçubaşı'yla şu ya da bu biçimde tanışma noktaları bulacak isimler olacaklardır.
                Kendisi Sultan’ın affından  birden fazla kes istifade etmiştir.
Lawrence Eşref’in gözü pekliğinden etkilenmiştir. Lawrence, Medine’deki Osmanlı Garnizon komutanının  oğlunun  tören alanından  gündüz gözüyle kaçırılması  da dahil olmak üzere  bir dizi olay aktarır. Lawronce ve Eşref daha sonra  “Arap isyanı” sırasında karşı karşıya gelecektir.
                Eşref İttihat ve Terakki’nin Fedai Zabitan grubuna dahildir. Eşref’in Fedai Zabitan’a duyduğu aidiyet hissinden daha da çarpıcı olanı  kendisini bu adanmış adamlar arasındaki  daha seçkin bir alt gruba yerleştirmesidir. Eşref’in belgeleri arasında , fedai zabitan subayları  içindeki  en iyi on ismin bulunduğu  sıra dışı bir liste vardır. Eşref bunlara  aşere-i mübeşşere demiş, yani 624 yılındaki  Bedir Muharebesi’de bulunan  ve cennetle müjdelenen  on kişiyi simgelemek için  erken dönem İslam tarihinde  ortaya çıkan  bir ifadeyi ödünç almıştır. Bu listenin en üst sırasında Eşref bey , İkinci Sıra Kardeşi Hacı Sami’ye  üçüncü sıra ise Teşkilat-ı Mahsusa’nın gelecekteki  başkanı Süleyman Askeri ‘ye aittir. Dördüncü sırada belki de içlerinde en acımasız  kişi olan  Yakup Cemil vardı. Listenin yarısından fazlası Çerkez’di. Hepsi Enver Paşa’ya yakın kimselerdi.  Eşref’in daha sonraları söylemiş olduğu gibi , “ Kaybedecek bir şeyimiz yoktu. Davamızın haklı olduğuna inanmıştık”.
                       İtalya’nın Trablusgarb’ı işgali üzerine Eşref bey ve kardeşi Selim Sami de diğer Osmanlı Subayları gibi  bu vatan toprağının savunulması için  Trablusgarb’a gitmiştir. “ZENCİ MUSA”     İsimli çalışmamızda Eşref’in buradaki faaliyetlerini bahsetmiştik.
                    Edirne’nin kurtuluşu ve Batı Trakya’ya yapılan akınlar sonucunda kurulan Garb-i Trakya Hükümet-i Müstakilesi’nin kuruluşunda Eşref Bey yine en öndedir.
                    Enver Paşa I. Balkan harbi ile  kaybedilen  Trakya’nın  ele geçirilmesi için Kuşçubaşı Eşref ve adamlarını görevlendirmişti.  Enver, 15 Ağustos 1913 ‘te  Osmanlı Kuvvetlerine, Eşref ve Sami ( Eşref’in kardeşi) ‘nin  askerlerine istihkak ve cephane  açısından ihtiyaç duydukları  her şeyi sağlamalarını içeren  bir emir gönderdi. Edirne’den  yola çıkan Eşref ve 115 adamı, bugün Bulgaristan sınırları içerisindeki  Ivaylovgrad kasabası olan  Ortaköy’ü  alarak Batı  Trakya’daki  fetihler dizisinin  ilkine imza attılar.  Eşref ve adamları  15 Ağustos’ta  Ortaköy’den ayrılıp  Koşukavak( Krumobgrad) istikametine doğru  ilerlemeye başladılar. Öncelikli hedefleri , Müslümanlara ve ayrıca Yunan nüfusa karşı  işlenen suçlardan sorumlu olan  Bulgar çetelerinin  izini sürüp yakalamaktı.

Anahtar Kelimeler : İbrahim KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku