Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

118 makale bulunmakatadır

MOENA (İTALYADA BİR TÜRK KÖYÜ)

08:00 - 15 Ekim 2021

+A

-A

Okunma: 2168

                     Sevgili dostlar bu gün size  Yeniçeri  Balaban Hasan’ın hikayesini anlatacağım.
Hikayemizin baş kahramanı olan Balaban Hasan Osmanlı Devletinde var olan binlerce yeniçerinden biridir. İtalya’daki küçük bir köyün kaderini belirleyen bir Osmanlı  istihbarat subayıdır.
                   Kendi yaşıtları içerisinde iri ve gösterişli yapısı yüzünden çevresindeki büyükleri ona yırtıcı bir kuş olan Balaban lakabını takmışlar. Fakat Balaban Hasan'ı özel kılan tek şey gösterişli yapısı değildir. Bir çok Avrupa dilini rahatlıkla konuşabilmesi nedeniyle Osmanlı ordusunda istihbarat subayı olarak görev yapmaktaydı.Viyana, Berlin, Roma gibi pek şehre kolaylıkla girip çıkabilmekte bu sayede düşman ordularının askeri durumları hakkında   önemli bilgilere vakıf olup bu bilgileri İstanbul’a iletiyordu.
                      Yine bir gün yaptığı bir sefer sonucunda Viyana Kalesinin zayıfladığını ve buraya hemen saldırılırsa burada kalenin kolaylıkla alınabileceğini bildirmek için İstanbul'a gelmiştir. Balaban Hasan , İstanbul'a gelir gelmez hemen durumu anlatabilmek için Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın önüne çıkar. Düşüncelerini dile getiren Balaban Hasan, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'dan gerekli ilgiyi görmez ve sefer hazırlıklarını padişaha iletmeyen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa , Balaban Hasan'ı Viyana'ya yeni bir göreve yollamak istese de Balaban Hasan ona; Hemen sefere çıkılmasını, I.Viyana Kuşatmasında beklediğinden ötürü de şehit olan askerlerin kemiklerinin sızladığını dile getirir. Bir yeniçerinin kendisi ile aşağılayıcı bir şekilde konuşmasını kendisine yediremeyen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Balaban Hasan'ın hemen idam edilmesi için emir verir.
                     İdam kararının verilmesinden sonra diğer yeniçeriler tarafından cellada götürülen Balaban Hasan , yeniçeriler tarafından salınır ve oradan kaçar.  İstanbul'da kaçtıktan sonra ise Osmanlı Devletinin bir çok kalesine giden Balaban Hasan buralarda kendisini farklı bir kimlik ile tanıtır ve sonrasında ise bir çok savaşa dahil olur. Gün gelir uğruna idam kararı verilmesine neden olan Viyana kuşatmasının yapılması kararı alınır ve hakkında idam kararı alınmasına rağmen bu savaşa da gizli bir şekilde katılır. II.Viyana kuşatmasında girdiği bir mücadele sonucunda ağır yaralanan Balaban Hasan orada bulduğu bir at ile oradan uzaklaşır. Bilinci kapalı olan Balaban Hasan at üzerinde ne yaptığını bilmeden ilerlerken kendisini İtalya'nın Moena köyünde bulur. Köyün sakinleri Balaban Hasan'a iyi bakar ve onu iyileşmesini sağlarlar. İtalyanca da bilen Balaban Hasan köy halkı ile çok iyi bir şekilde anlaşır ve bu köyde yaşamaya başlar.                                                                                                                              
                         Hayatını bu köyde yaşayarak geçiren Balaban Hasan'a El Turco lakabı verilmiştir. Bu köyden bir kız ile de evlenen Balaban Hasan bir gün köyün Alman derebeyleri tarafından basılması sonucunda köylünün elinde var olan her şeyi vergi adı altında alırlar. Balaban Hasan'ı ise rahatsız eden konu: Köylünün hiç bir şekilde derebeylere karşı koymamasıdır. Balaban Hasan bu davranışlarından ötürü köylüleri ayaklandırır ve onlara bir sonraki vergi gününe kadar yeniçeri ocağında öğrendiği savaş tekniklerini öğretir. Vergi günü geldiğinde Alman derebeyleri karşısında Balaban Hasan komutasındaki silahlanmış ve ayaklanmış köylüleri görür ve geri çekilmek zorunda kalırlar. Moena köyüne barış, bolluk ve huzur getiren Balaban Hasan ölene kadar da bu köyde yaşar. 
                     Balaban Hasan köyün tarihinde o kadar büyük bir öneme sahiptir ki; köy o günden beri Türk köyü olarak anılmaya başlanır. Köyün meydanında ise Balaban Hasan'ın heykeli ve Türk bayrakları bulunmaktadır. Tüm bu yaşananların üzerinden 338 yıllık bir  süre geçmesine rağmen köylüler hala Balaban Hasan'ın soyundan gelerek Türk olduklarını iddia etmektedirler. Her yıl Ağustos ayında ise bu köyde Türk yemekleri pişer, erkekler bıyık bırakır ve köylü halk ise Osmanlı kıyafetleri giyerek her yeri Türk bayrakları ile donatmaktadırlar. 
  Kısmet olursa Ağustos ayında bu şenliklerde ben de yer alacağım.Dönüşte izlenimlerimi anlatmak dileğiyle.

Anahtar Kelimeler : İBRAHİM KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku