Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

118 makale bulunmakatadır

MUSTAFA SAGİR-2 (MUSTAFA KEMAL’E SUİKASTİN ÖYKÜSÜ)

09:37 - 9 Kasım 2021

+A

-A

Okunma: 1184

Hüsamettin ERTÜRK bu konuşmayı şöyle anlatıyor:

-Hüsamettin Beyefendi!Hint  İslam aleminin mümessili  olarak gizlice İstanbul’a gelmiş olan önemli bir kişi sizi mutlaka görmek istiyor!
-Bu önemli Hintli kimdir,İsmini bana söyleyebilir misin Nizamettin?
-Evet, efendimiz, bu kişi, Hintli Mustafa Sagir’dir. Kendisinde Hint İslam Cemiyetinin  Mustafa Kemal  Paşa hazretlerine takdim edeceği  mukaddes bir emanet ve mektup vardır. Milyonlarca Altın Para yardımı da  Paşaya teslim edilmek üzere gelmiştir.
-Söylediklerin çok güzel ama İngilizler harıl harıl, İngiliz düşmanlarını aradıklarını ve bazılarını evlerinde bastırıp, gece yarısı yatak kıyafetleriyle yaka paça, Malta’ya sürdükleri bir sırada, bu Hintli elini kolunu sallayarak nasıl oluyor da  İstanbul’a geliyor; Kroker Otelindeki efendilerin bundan acaba haberleri yok mu? Ne dersin Nizamettin?
                Nizamettin Hüsamettin bey’in yanından ayrılınca  takipçi olarak Saffet Bey görevlendirilir.Tahmin doğrudur. Nizamettin bir Tramvaya atlayarak Tepebaşındaki Kroker  Oteline gitmiş ,  bir müddet kaldıktan sonra  yanında orta boylu, şişmanca,  sarı sakalı matruş, kırmızı yüzlü, yaşı 35-40 arasında birisiyle beraber çıkarak  Oradan İngiliz sefaretine gitmiştir. Bu kişi Mustafa Sagir’dir.
                Sagir boş durmaz. Gizli gizli Şeyhülislam Dürrizade efendi ile de görüşmeye başlar.Dürrizade bilindiği üzere, Milli Mücadelenin düşmanı olup, Milliyetçilerin ileri gelenlerini, verdiği fetvalarla  gıyaben idama mahkum eden İstanbul’daki hükümetin şeyhülislamıdır. Hüsamettin bey’in ifadesi ile  Mustafa Sagir bu gıyabi idam hükümlerini  tabancası ile  bizzat idam etmeye kalkışacaktır.
                Mustafa Sagir hakkında  Milli mücadeleye yardım ettiği gerekçesi ile rapor hazırlanır. İngilizler bunu kullanarak kimliği ortaya çıkmasın diye göstermelik olarak Sagir’i  tutuklayıp Arapyan Han’da 17 gün tutarlar.Sagir oyunun bir parçası olarak kaçar ve saklanır. İdare-i Mahsusa’nın Bahricedit vapuruyla elindeki “K.G.” parolalı belge ile 28 Kasım  1920’de İnebolu’ya çıkar.Burada, Erkanı- Harp Kaymakamı  Kemalettin Sami bey tarafından büyük bir törenle karşılanır.Belediye başkanının evinde konuk edilir.
                               Fevzi Çakmak, Sagir’in  İnebolu’ya varışını ve oradan Ankara’ya doğru yola çıktığını  Ankara’ya telgraf ile haber verir.
                               Sagir  11 Aralık 1920 günü Ankara’ya varır. Sagir, Antep mebusu Kılıç Ali Bey, Ankara Valisi, Polis Müdürü ve bir çok Mebus tarafından gösterişli bir şekilde karşılanır. Ankara’daki Hürriyet Oteline yerleşir.
                               Mustafa Kema, Sagir’i  Büyük Millet Meclisindeki  Başkanlık odasında kabul eder.Sagir, Mustafa Kemal’e  Kıymetli bir kumaştan sırma ile işlenmiş ve üzerinde  “Lailahe  illahlah  Muhammeden Resulullah” yazan sancak-ı şerifi  verir. Mustafa Kemal Paşa, emaneti  alır öperek başına koyar ve tekrar  bohçasının içerisine koyar. Sagir: “Paşa Hazretleri, bu mukaddes sancağı  size Hindistan  Hilafet-i İslamiye  Cemiyeti reisi ulemay-ı  benamdan Ebülfazl Hazretleri takdim ediyor.Hint Müslümanları, giriştiğiniz milli cihada tamamen  iştirak ediyor, manen  maddeten ellerinden geleni  sizden esirgemeyeceğini vaat ediyor ve  bendenizi bu kararı size  tebliğine memur ediyor ve  zat-ı devletleri  nezdine fevkalade mümessil olarak  göndermiş bulunuyor”

Anahtar Kelimeler : İBRAHİM KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku