Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

118 makale bulunmakatadır

MUSTAFA SAGİR-3 (MUSTAFA KEMAL’E SUİKASTİN ÖYKÜSÜ)

08:00 - 16 Kasım 2021

+A

-A

Okunma: 965

Sagir bu görüşmede  sancağın yanı sıra,Mustafa Kemal’e, Hint Müslümanları arasında  toplanan ve üç milyon altın lirayı bulan yardımın ne  şekilde Ankara’ya getirileceğini  soran Mustafa Kemal’e : “Paşa hazretleri, Bu mütevazi meblağı Hint Müslümanlarının Anadolu mücadelesine, Türk ve Müslüman Devletinizin İstiklal savaşlarına  küçük bir yardımı dokunur ümidiyle getiriyoruz. Sizlere karşı en büyük yardımın  Cenab-ı Haktan geleceğine  ve bütün alem-i İslamın  manevi muzaheretine layık bulunduğunuza dair inancımız  kati ve samimidir. Buna itimat  buyurunuz Paşa hazretleri” şeklinde cevap verir.
                               Mustafa Kemal Sagir’den şüphelenir. İlk görüşmede onun casus olduğunu anlar. Konuyu  İçişleri bakanı Dr. Adnan bey’le görüşür. Adnan Bey, Sagir’i sıkı bir göz hapsine aldırır ve takip ettirir.
                               Sagir Yeni Gün gazetesi sahibi Yunus Nadi ile de görüşür.Tabi bütün bu görüşmeler Teşkilat-ı Mahsusa tarafından  izlenir ve  görüşmelerde ne konuşulduğu da dahil olmak üzere günü gününe rapor verilir.
                               Sagir, mebuslar, gazeteciler ve ileri gelenlerle görüştükten sonra o akşam  otel odasında görünmeyen mürekkeple İşgal kuvvetlerin İstanbul’daki istihbarat şefi  Miralay Nelson’a bir mektup yazar.Mektupta askeri kuvvetler hakkında da çok değerli bilgiler verir.Mektuba görülüp okunacak şekilde Ankara hükümeti lehine birkaç satır iliştirmeyi de ihmal etmez. Mektuba Miralay Nelson’un kod adı olan  Ramiz bey yazmaktadır.  Mektubu,  İstanbul’daki  İleri Gazetesinden  Cavid Bey’e gidecek,  Cavid bey Ramiz bey’e yan i Nelson’a teslim edecekti.Cavid Bey de İngiliz İstihbarat servisinin adamlarındandır. Ancak Teşkilat-ı Mahsusa Mektubu ele geçirir ve okur.Ayrıca Cavid Bey’in casus ve  Ramiz Bey’in de Nelson odluğu tespit edilir.
                               Sagir bir gün  Yeni Gün Gazetesinin idarehanesine gider ve  Yunus Nadi’yi ziyaret eder. Yunus Nadi’ye  Urdu dilinde gazete çıkarmak istediğini  bunları Hindistan’a göndermek istediğini ve ayda  yirmi bin İngiliz lirası ödeyeceğini söyler. Teklif çok cazip gelir. Yunus Nadi  bu teklifi anlatmak için  Çankaya köşküne gider. Durumu Mustafa Kemal’e anlatır. Mustafa Kemal, Yunus Nadi’yi dinledikten sonra, gülümser.Bunun üzerine Yunus Nadi:
-Paşa Hazretleri.  Bu adam hakkındaki fikrinizi müsaadenizle sorabilir miyim?
-Mustafa Kemal gayet sakin bir sesle:
-Casustur, Casus! der.
Yunus Nadi şaşırır:
-Ne buyurdunuz Paşam. Anlayamadım.
-Anlayamayacak bir şey yok, bu adam İngiliz casusudur. Hakkında gizli takibat var. Hakikat yakında bütün çıplaklığı ile ortaya çıkacak.Yalnız siz kimseye bundan bahsetmeyiniz.
                            Bir süre sonra Sagir’in casus olduğu kesinlik kazanır ve tutuklanarak İstiklal mahkemelerinde  yargılama süreci başlar.
                               Mustafa Kemal’in ,Sagir’in casus olduğunu anladığı halde ,bunu neden ilgili makamlara bildirmediği  hususu merak edilir. Mustafa Kemal bunu şöyle açıklar: ”Maksadım Ankara’da , İstanbul’daki Milli Müsellah Kuvvetlerimizin, Mahrem  Teşkilatlarımızın nasıl çalıştığını anlamaktı. Onun için sabırlı olmaya  ve beklemeye karar vermiştim. Ta içimize kadar elini kolunu sallayarak ve bizim  en kadim dostumuz gibi  girdiği halde , binlerce insandan mürekkep bu gizli teşekküllerimiz,bakalım bu adamı  anlamakta isabet edecek mi? diye merak ediyordum.Çok şükür ki; bu habisi  tanımakta onlar da gecikmedi”

Anahtar Kelimeler : İBRAHİM KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku