Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

95 makale bulunmakatadır

REKONKİSTA

08:00 - 18 Aralık 2020

+A

-A

Okunma: 510

Son günlerde Medyadan  CAATSA  kelimesini sık sık duyar olduk.
CAATSA yasası nedir?
Trump'ın, Kongre'nin baskısıyla 2017'de imzaladığı yasa, esas olarak Rusya'nın ABD seçimlerine müdahale girişimi, Kırım'ı ilhak etmesi ve Ukrayna'nın doğusundaki ayrılıkçıları desteklemesine karşı Obama döneminde getirilen yaptırımların güvence altına alınması amacını taşıyor.
2 Ağustos 2017'de resmen yürürlüğe giren CAATSA yasası, ABD'nin ulusal güvenliğine "tehdit" olarak değerlendirdiği İran, Rusya ve Kuzey Kore’ye karşı yaptırımların alınmasını öngörüyor.
Bu yaptırımlar, Rusya Federasyonu için veya onun adına çalışan kişilerle bilerek "önemli işlem" yapan gerçek ve tüzel kişiler için de geçerli olabiliyor.
Bu kapsamda Türkiye'nin Rusya'dan S-400 sistemlerini alması, "önemli işlem" kategorisinde değerlendiriliyor ve yaptırım öngörülüyor.
ABD  Türkiye’nin hava savunma sistemi almasını neden istemiyor?
Belli ki  Türkiye’nin  savunmasının eksik ve zayıf olması isteniyor.
Ben bu  politikaları REKONKİSTA politikalarının bir devamı olarak değerlendiriyorum
NE DEMEKTİR  REKONKİSTA?
               Gladstone, İngiltere’de  1880 seçimlerini   kazanarak  başbakanlık koltuğuna oturmuştur. Gladstone, Türkiye’nin parçalanmasının hızlandırılmasını savunmaktadır.Avrupa’nın 1699’dan beri  uygulamaya koyduğu Türk topraklarına yönelik  “rekonkista” –Hıristiyanlarca yeniden ele geçirme- politikası bilahare Avrupa’nın  şark   politikasına dönüşerek tam bir siyasi  şekil almıştır.Şark meselesi özetle,Avrupalıların  Türklerce fethedilen  Hıristiyanların yaşadığı  topraklardan, Türkleri atma gayesidir.1897’de “Bancroft” adlı ABD savaş gemisi İzmir limanına izinsiz girmeye  kalkmıştı. Bunun üzerine kıyıdaki Türk topçusu ABD savaş gemisine ateş açmıştı.
Başkan William McKinley o sırada İspanya ile yeterince meşguldü. Ama ABD devlet mekanizması  bu olayı bir yere not etmişti.
Tıpkı  ABD’nin  1 Mart 2003 tezkeresini,  Türk Milletinin de Türk Subaylarının  başına geçirilen  çuvalı  not ettiği gibi Kerkük,PKK,PYD/YPG,DEAŞ,Kıbrıs vs. Hepsi  REKONKİSTA politikalarının bir parçasıdır.
Demek ki gelecek planlanırken geçmiş defterler sürekli karıştırılıyor.
          1901 ‘de başkan seçilen Roosevelt Osmanlı Türkiye’sine gereken dersin verilmesini  ve hatta savaş açılmasını ister. Ancak savaş bakanı Elihu Root aklı başında biridir ve  başkanı ikaz eder: “Bu Türkler kolay lokma değildirler.Evet, Türklerin deniz kuvvetleri dökülüyor ama kara kuvvetleri “kaya gibi sağlam”dır. Ve teke tek kaldıklarında  “Türklerin eline  değme Avrupa Askerleri su dökemez” diyecektir.
            Roosevelte: “Güçle desteklenmemiş masum,ağzı süt kokan haklılık, haklılıktan yoksun  güç kadar  kötü ve hatta ondan daha da zararlıdır” diyecektir.
          Demek ki güçlü olmalıyız. Güçlü kalmalıyız.Ortadoğu coğrafyasında ayakta kalmanın sırrı güçlü olmaktır.
ABD’de şöyle bir söz vardır: “F 16 olmadan Mc Donald olmaz, dolar olmadan ikisi de olamaz”
            Başkan Thomas Woodrow Wilson, “ Amerikan Halkının Tarihi” adlı kitabında, 1902’de şöyle diyordu:” Amerikan kapitalizmin esas gayesi  bütün zayıf ülkelerin ham maddeleri ve milli pazarlarını  kendi için açık  birer kapı olarak  tutmaktır. Bunun için öncelikle siyaset ve gerekirse  güç kullanılmalıdır”.Yüzyıl önce açıkça ifade edilmiş. Daha açık nasıl ifade edebilirlerdi ki? Tabi görebilene…
               6 Ağustos 2006 tarihinde  Alman Phoenix televizyon kanalında  ünlü bayan sunucu  Sabine Christiansen’in programının  misafiri  eski Alman Başbakanı Helmut Schmidt idi. Eski Alman başbakan bir soru üzerine şöyle der: “ABD Türkiye’yi bölecek.Tıpkı Amerikan silahlı kuvvetler dergisinde  yayımlanan  haritadaki gibi, Türk topraklarında Kürdistan ve Ermenistan kurulacak”.
                  Hetmut Schmitd’’in kastettiği harita  ABD neoconların(Yeni muhafazakarlar) önde gelen isimlerinden  olan emekli albay Ralphin Peters’in Amerikan silahlı kuvvetler dergisinde  yayımlanan “Kanlı sınırlar” adlı makale ve ekindeki  “Yeni Ortadoğu” haritasıdır.
                    Henry Kissinger: “Bir şeyin gerçek olmasından daha önemli olan   gerçek olarak algılanmasını sağlamaktır”. der.
                   Evanjelistlerin çok çok önem verdikleri  ilk dönem Hıristiyanlığa ait  7 kilise Ege Bölgesindedir.1-Efes Kilisesi, 2-İzmir Kilisesi, 3-Bergama Kilisesi,4-Tiyatira( Akhisar), Kilisesi, 5-Sart( Salihli) Kilisesi, 6-Filadelfiya( Alaşehir) Kilisesi, ve 7-Laodikya( Pamukkale) Kilisesi.
                  20 Ekim 1827’de Osmanlı-Türk donanmasının  İngiliz, Fransız ve  Rus Ortak donanması tarafından  Mısır’ın Navarin Limanında imha edilmesi  ve Yunan isyanı  Avrupa’ya karşı  Osmanlı devletini müttefik arayışına itmiştir.
Üç ülkenin müşterek donanması  sert hava şartlarını bahane ederek, dostane niyetlerle  Mısır’ın Navarin Limanına girmek istediğinde Osmanlı donanması oradaydı.
İzin verildikten sonra Limana giren bu donanma Mısırlılar tarafından kendilerine ateş açıldığı bahanesiyle Türk Donanmasına saldırdı.
Dost gibi gelmek düşman gibi davranmak Batı kültürünün  açıkçası kilise kültürünün bir parçasıdır. Benzer davranışları Amerikalılar Kızılderililere de uygulamışlardı.
Baskın sonucunda  6 bin Türk Askeri  ile  57 büyük savaş gemisi imha edilmiştir.
        ABD 1974’te , 2003 yılında Ecevit’in açıkladığına göre  Türkiye haşhaş ekimini yasaklamazsa  Sultanahmet camiini bombalamakla tehdit etmiştir.
            Geçmişten günümüze “Rekonkista” politikalarının değişmeden devam etmekte olduğunu görüyoruz.
 

Anahtar Kelimeler : İbrahim KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku