Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

37 makale bulunmakatadır

RİZELİ HACI YAKUP VE OĞULLARININ HİKAYESİ:

06:08 - 12 Şubat 2020

+A

-A


       
                İbrahim Bağcı “Takalar Kumandanı” isimli eserinde  Kroker otelinde ( Belki bir gün Bu Kroker Otelinden de bahsederiz.) işkence görmüş  Rizeli Hacı  Yakup ve oğullarının hikayesini şöyle anlatır:
              “İşgal günlerinde, ihbar üzerine İngiliz işgalcileri ailenin peşine düştü. İngiliz işgal polisi bu aileyi  iki ayrı baskınla yakalamayı başardı. Ketencioğlu, 4 oğlu ile birlikte işkence görüp idamla yargılandı.Yapılacak işkenceyi tahmin edip, oğullarının kendisini  kurtarmak için  itirafta bulunacağını sezdiği için; “Uşaklar, bizi öldürseler de konuşmak yok.İsim vermek yok. Dikkatli olun,konuşmayın,vatan ağlar!”  Öğüdünü vermeyi ihmal etmedi. Kroker otelinin en alt katında baba ve 4 oğlu  günlerce işkence altında sorguya çekildi. İdamları istenerek hakim önüne çıkartıldılar. Ama ne Hacı Yakup Ne de oğullarının ağzından  tek kelime çıkmadı.  Sonunda çaresiz bırakmak zorunda kaldılar”.
                       Onlar yaşama gücü henüz tükenmemiş  olan bir toplumun görevlendirdiği eşi az bulunur insanlardır. Buna “Şecaat” diyorlar.Kişisel ve özel erdemin topluma yansımasıdır. Milletlerin gizli ve açık kahramanlarla buluşması bu kişiler aracılığıyla mümkün olmaktadır.
                   Hacı Yakup Ağa sözünü ettiğimiz bu kişilerden biridir. Belki adı tarihe yazılmamıştır ama bu olağanüstü insanın  kendi kendine verdiği görev, ulaşılmaz boyutlardadır. Batılı yazar Max Weber “Büyük görevleri kimse kimseye vermez, onları bazı asil ruhlu insanlar, kendi kendilerine bizzat üstlenirler” diyor. “Garcia’ya Mektup” isimli makalemizde  bahsettiğimiz  “Rowell”   gibi bir adamdır Hacı Yakup  Ağa…
                  Hacı Yakup Ağa,  Trabzonlu Deniz Tüccarı bir ailenin çocuğudur. Yaşadığı çağın gereği savaşlara girmiş devlete üstün hizmetler vermiştir. Ve Çanakkale Savaşlarının sona ermesinden Beş Ay sonra , Ağustos 1915’te Hacı Yakup Ağa, Türk Askeri makamları tarafından  yapılan istihbarat sonucu, Marmara Denizine girdiği anlaşılan iki düşman denizaltısını elindeki takalarla kovalamıştır.
                “ Soyağacına göre  ailenin bilinen ilk ismi  Hacı Ahmet’tir. Ailenin ilk konakladıkları yer, Mapavri’nin (Çayeli) Parakoma  mevkiinde Çandar yamaçlarıdır. Sonraları aile Arkotil’de( Limanköy) karar kılıp yerleşir. Hacı Ahmet efendi bir deniz tüccarıydı.  Birkaç yelkenlisi ile  Çayeli’nden  Rize, Trabzon, Samsun, Sivastopol, Soçi, Sohum ve Karadeniz’in diğer  limanlarına giderek,  keten ticareti  ile geçimlerini sağlamaktaydı.
                 Ailenin bir kısmı  ailenin keten ticareti ile meşgul olmaları dolayısıyla “Ketenci” soyadını alırken, diğer kardeşleri; Başer, Erdoğan ve Yıldız Soyadlarını kabul ederler.
                Hacı Yakup Ağa, savaş tarihinin ibretle kaydedeceği bir olayın da başında bulunur. Görevi, Çanakkale Boğazı’ndan  sızarak Marmara Denizi’ne geçen ve Türk  gemilerini batıran düşman denizaltılarını kovalamak ve etkisiz hale getirmektir!
Peki Bu nasıl yapılacaktır?
               Denizaltıya karşı kotra ve Taka! Olacak iş değildi, ama bu görev kendisinden isteniyordu. O da mazeret aramak yerine harekete geçmeyi tercih  etti. Takalardan müteşekkil bir  savaş filosu kurmaya çalıştı. Sonuçta iki Taka  ve iki kotradan oluşan  birkaç tim kurdu.  Bütün timlere silah ve cephane dağıtıp , görevleri anlatıldı.
              Taka ve kotralardan oluşan timler  her gün denize açılarak denizaltı aradı!.. Nihayet  18 Ağustos 1915 günü  Tuzburnu’nun  Manastır mahallinin  takriben dört mil açığında  düşman denizaltısını gördüler ve çatışmaya girdiler.  Tarihin en garip deniz muharebesi sonuçlandıktan sonra  düşman denizaltısını kovalayan ekibin  tutmuş olduğu ve  Taka Kayıklar Kumandanlığına ( Ketencioğlu Hacı Yakup Ağa’ya) bir rapor göndermiştir.( Uzun olduğu için burada veremiyoruz)
                       Dünya Savaş tarihi işte böyle garip bir muharebeye şahit olmuştur. Denizaltıya karşı Kotralarla karşı koyan bir zafer! Savaş tarihi ile ilgilenenler olayı 88 yıl sonra kayda geçebildiler. ( İbrahim Bağcı, “Takalar Kumandanı)
                  Hacı Yakup Ağa, I. Dünya Harbinde  yenildikten sonra olağanüstü bir gayretle yeniden belini doğrultan Türk Ulusunun  isimsiz fertlerinden biridir.  Adı milli Vicdanda saklı kalmıştır.
 

Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku