Yazar

ibrahimkoyuncu40@hotmail.com

100 makale bulunmakatadır

SARIKAMIŞ HAREKATI-9

08:00 - 26 Ocak 2021

+A

-A

Okunma: 978

             Rus kaynakları , Türklerin o gece  Sarıkamış’a girebileceklerini yazmaktadırlar. Nitekim Belen:  “ Sarıkamış’ın 25-26 Aralık gecesi  işgal edilmemesinden İhsan Paşa ve  kurmayı Şerif Bey mesuldür. Bunlar, Rusça yazılan kitapları okumadan hatıratlarını yazarak, kendilerini haklı göstermişlerdir.” demekte ve : “Şerif Bey’in  Sarıkamış adındaki kitabı, edebi bir değer taşıdığı için çok tutulmuştur. Kitap neşredildiği zaman,  gazeteler iktibas yapmışlardır. O zaman Enver Paşa, Şark hududuna gelerek Türkiye’ye geçmek istiyordu. Şerif Bey Enver’i  elli bin kişiyi mahveden  bir adam gibi göstermesinin, o zaman için ( bazı kimselere faydalı olduğu söylenebilir” mütalaasını  ilave etmektedir.
            Miralay Arif Bey, : “26 Aralık günü  Sarıkamış’a ilerlemek lazımken, Ordu Kumandanı’nın Kötek Boğazını tercih etmesi, muvaffakiyetsizlik amillerinden biri olmuştur..Zira, Rus Ordusunun menzil hattının başı, Sarıkamış İstasyonunda başlıyordu. Burasını, Rusların takviye birlikleri gelmeden evvel ele  geçirmek, herhalde, büyük menfaat sağlayabilirdi”  demektedir.
           Harp tarihi arşivine göre , Sarıkamış muharebelerinde ordumuz 23 Bin şehit 7 bin esir 10.000 yaralı vermiştir. Liman Paşa kitabında  kaybımızın 42 bin olduğunu söyler. Belen 50 bin  kişi olduğunu söylemektedir.
           Şerif bey Enver’i, “Kızakla Sivas’a kaçan hain,  Türklük ve insanlık faziletlerinden soyunmuş ; Alman imparatorunun ücretli yamağı, babası ve kardeşlerine layık olmayan kanlı katil ve melun herif “  şeklinde vasıflandırmıştır. Tarihçi Ziya Nur   Şerif Bey için:  “ Kendi kumandanına bu tarzda hücum eden  adama ne denir bilmem fakat “asker” demek  kolay değildir “ demekten kendini alamayacaktır.
           Aynı Şerif Bey Sarıkamış kitabında kader birliği yaptığı  subay arkadaşları için ;
“… Ordunun mukadderatı, ilahi bir takdirle  bu iki hastanın ( Enver Paşa ve Hafız Hakkı Bey’den bahsediyor)  eline kalmıştı…”  diyebilmiştir.
            Aydemir Eserinde“Sarıkamış’ta İhtiyat Süvarisi  denilen Aşiret Tümenleri kalıntıları da  sadece iaşe yükü oldu.33. Tümende çoğunluk olan Kürtler, çarpışmadan yerlerini bırakıp kaçıyorlardı.” diyerek Sarıkamış’taki ordunun gerçeklerine parmak basacaktır.
                 Doksan bin kişinin Allahuekber dağlarında tek kurşun atmadan olduğu safsatalarının , Enver Paşa’yı değil, Sarıkamış Savaşlarının büyük kahramanlarını ve aziz şehitlerini aşağıladığı, ruhlarını muazzep ettiği fark edilmemiştir. Savaş kazanıldığı vakit ölenleri şehit bilip yüceltmek ve  kaybedildiği vakit boşu boşuna öldüklerini söylemekten daha çirkin ve düşmanca bir değerlendirme olabilir mi? İşte  “ Enver Paşa Gelecek” korkusuyla  başlatılan  propagandanın gelip dayandığı  utanç verici nokta budur.
                  Sovyetler de , Paşa aleyhindeki propagandalarını, O’nun şahadetine rağmen devam ettirmişlerdir. 1920-30 arasında , “Enver Paşa Türk Halkının Düşmanı” adıyla  Vilademir Kordini’nin rejisörlüğünü yaptığı bir de film  yaptırmışlardır.
                           Ruhun şad Olsun Enver Paşa.
 

Anahtar Kelimeler : İbrahim KOYUNCU,
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku