Güncel

Ünsal; "Halka Hakka Hizmet" İnancıyla Koşacağız!

Ünsal; "Halka Hakka Hizmet" İnancıyla Koşacağız!

Okunma: 308

27 Ekim 2021 15:06
-A

+A

AK PARTİ Kırşehir İl Başkanı Seher Ünsal, AK Parti Akpınar İlçe Başkanı Harun Kahraman'ı ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Ünsal, daha sonra partililerle pazar yerine geçerek burada esnaf ve vatandaşların taleplerini dinledi.
Akpınar Kaymakamı Ali Buzkaya'yı da ziyaret eden Ünsal, köy muhtarlarıyla bir araya gelerek sorun ve taleplerini aldı.
Ziyaretlerinin ardından bir açıklama yapan Seher Ünsal, Akpınar'ın partilerine olan desteğinin çok önemli olduğunu ifade etti.
Gösterilen ilgiye teşekkür eden Ünsal, "Akpınar ziyaretimiz çok verimli geçti. Vatandaşlarımızdan gördüğümüz ilgi bizleri çok mutlu etti. Bizlere düşen görev, durmak yok çalışmaya devam olacak." değerlendirmesinde bulundu.
Ziyaretlerin ardından partililerle bir araya gelen Ünsal, konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında göreve geldiklerinden beri sürekli halkın arasında olarak onların sorunlarını dertlerini dinlediklerini ve dertlerine çözüm bulmaya çalıştıklarını belirtti.
AK PARTİ Kırşehir İl Başkanı Seher Ünsal yaptığı konuşmada;
"Kıymetli ilçe Başkanım Kadın ve Gençlik Kollarımızın Başkanları Değerli İl Genel Meclis Başkanı ve Belediye Meclis üyelerimiz, Sevgili Yol ve Dava Arkadaşlarım, Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Toplantımızın ülkemiz, milletimiz, partimiz ve şehrimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Kurulduğu günden beri Türkiye'yi büyütmenin, kalkındırmanın, güçlendirmenin mücadelesini veren AK Parti'nin sorumluluğu giderek artıyor. Biz gücünü milletten alan, hakkın ve halkın rızası için çalışan bir kadro olarak bugünlere geldik.
Kıymetli dava arkadaşlarım;
AK Parti herhangi bir şahısların partisi değildir, bu parti milletin partisidir. Kurucusu ve Lideri de Recep Tayyip Erdoğan'dır. Milletimizin bize emanet ettiği davayı sahiplenmek ve en yükseğe çıkarmak için üstlendiğimiz görevlerde en iyisini yapmanın gayreti içindeyiz. Şahıslar gelir geçer, ama dava her zaman hep baki kalır. AK Parti için siyaset de budur, böyle kalmaya da devam edecektir. Bugüne kadar maskeli, gizli ajandalı, kapalı kapılar ardından bir siyaset yolu izlemedik. Bundan sonra da bu tür yanlış yollara tenezzül etmeyeceğiz. Başkaları ne yaparsa yapsın biz, vefayı, sadakati, yol ve silah arkadaşlığını gözetecek bu ilkeleri kendimize rehber kılmaya devam edeceğiz.
Kıymetli dava arkadaşlarım;
Biz Kimseye ayrımcılık yapmayacağız, kimseyi kayırmayacağız, adaletten zerre kadar sapmayacağız. Şov yapmak, medyada gündem olmak yerine milletimizin gönlünü kazanmanın peşinde koşacağız.
Şehrimiz, ilçelerimiz için gayret gösterirken, yaptığımız çalışmalarımızın yanına tevazuyu, samimiyeti, tebessümü, muhabbeti, şeffaflığı, nezaketi de eklemeyi unutmayacağız. Bizim kültürümüz iyi dost iyi günde çağrıldığında, kötü günde ise çağrılmadan gelendir, bu anlayış üzerine kuruludur. Bunun için vatandaşlarımızın bize gelmesini beklemeden biz onlara gitmeli, gerçek bir dost olduğumuzu göstermeliyiz. Bizler için siyasetin manası davamızı yükseltmek ve yüceltmektir, milletimizin gönlünü kazanmaktır, ülkemize ve şehrimize hizmet etmektir. Unutmayalım, insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Bizler milletimizin kapısını seçimden seçime çalanlardan asla olmadık, olmayacağız. Yılın 365 günü ana kadememizle, kadın kollarımızla, gençlik kollarımızla milletimizin yanında olduğumuzu göstereceğiz ki, sandık ortaya geldiğinde vatandaşımızın oyunu istemeye yüzümüz olsun.
Teşkilatlarımız günün 24 saati, yılın 365 günü bu hedef doğrultusunda çalışmalı, gayret göstermelidir. Cumhur İttifakı'nı daha çok güçlendirmeliyiz, ileriye daha farklı bir şekilde taşımalıyız.
Hazreti Mevlana'nın, "Bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından hiçbir şey kaybetmez" sözüne uygun şekilde birbirimize hep destek olmak zorundayız. Hep birlikte bunun için daha çok çalışacak, daha çok emek verecek, daha çok mücadele edeceğiz.
Hedeflerimiz büyük kıymetli arkadaşlar!
Tüm birimlerimiz olarak, 2023 hedeflerimize yaklaştıkça tabiri caizse vitesi artırmak ve çabalarımızı iyice yoğunlaştırmak zorundayız! Tüm kademelerimizle, TEK YÜREK KOŞMAK ZORUNDAYIZ!
Burada bulunan her bir arkadaşımın, bu dava içindeki önemi çok büyük! Her birinize Cumhurbaşkanımızın güveni büyük!
Bu bir gönül işi, bu bir dava arkadaşlar!
Mesai ayırır gibi değil, GECE-GÜNDÜZ demeden zaman mekan dinlemeden ÇALIŞACAĞIZ!
Her Bir Vatandaşımızın Gözlerinin İçine Tek Tek Bakmadıkça!
Her Bir Vatandaşımızın Kırşehir ile İlgili Dileklerini, İsteklerini Tek Tek İşitmedikçe!
Her Bir Vatandaşımıza, Kendimizi, Davamızı Yaptıklarımızı ve Yapacaklarımızı Tek Tek Anlatmadıkça!
Gözümüze Uyku Girmeyecek Arkadaşlar!
Bu süreçte biz Kırşehir İl Başkanlığı olarak, elimizden gelen her desteği göstereceğimize SÖZ VERİYORUM! Kırşehir'de, AK Partinin başarısı ve Kırşehir'imizin hak ettiği güzelliklere, hizmetlere kavuşması, işte bu salonda burada oturan sizlerin elinde!
Geldiniz, gördünüz, ulaştınız!
Ne zaman desteğe ihtiyacınız olsa, BİZ BURADAYIZ!
Ne zaman istişareye ihtiyacınız olsa, BİZ BURADAYIZ!
İl Başkanlığımız olarak, tüm Teşkilatımızla omuz omuza çalışmak, bizim hedefimiz,
Bu Mukaddes Dava İçin, Allah'ın Yardımıyla, Hep Beraber Koşacağız! "Halka Hizmet Hakka Hizmet" İnancıyla Koşacağız!
Kırşehir İçin Koşacağız,
Memleket İçin Koşacağız Arkadaşlar!
Bugüne dek İNANDIK, BAŞARDIK!
Bugünden sonra da İNANACAĞIZ! BAŞARACAĞIZ!
Göreve geldiğimiz günden beri siyaseti, hiçbir zaman masa başında yapmadık. Milletimizle yaptık. Birbirimizi dinleyerek, dikkate alarak yaptık. Her zaman sahalardaydık, evlerdeydik İlçelerimizdeydik. Sorunları yerinde tespit ederek yerinde çözümler ürettik. Teşkilatımızın ve üyelerimizin hizmet heyecanı, halkımızı da heyecanlandırıyor ve çok mutlu oluyoruz.
İstişarelerimizin en güzel örneğini Eş zamanlı yürüttüğümüz ilçe ziyaretlerimizde yaşadık. Geçtiğimiz hafta Kaman ve Çiçekdağı ilçelerimizi ziyaret ettik. Teşkilatımızın tüm kademesi ile bir araya gelerek hem hal olduk. Akabinde tüm köy muhtarlarımızın istek ve taleplerini aldık. Pazar yeri esnaflarımızın tek tek ziyaret ettik. Belediye başkanlarımızdan çalışmaları hakkında sunumlarını izledik. Ve son olarak ta GENÇLERİMİZLE BULUŞTUK.
Gençlerimizi dinledik.....sohbet ettik... enerji depoladık....
Buradan Tüm teşkilatlarımıza emeklerinden dolayı gönülden teşekkür ediyorum.
Kıymetli dava arkadaşlarım;
Son zamanlarda sosyal medya üzerinden kendini bir şey sanıp bu ülkenin memuruna polisine gencine hakaret edip tehditlerde bulunan bir zatın bir genel başkanın acizliğini izlemişinizdir.
Kendi iktidarını ülkenin ve milletin vatandaşının üzerinde gören bu zihniyeti en az teröristler ve darbeciler kadar tehlikeli görüyoruz..
Bunların maskelerini her seferinde indirdik indirmeye de devam edeceğiz.
Bu zihniyeti, Bu zihniyete ortak olanı, bu terör dilini, bu kirli siyaseti, iktidar olma uğruna medet uman karanlık yüzleri tarih affetmeyecek..
Bu ülkede, iktidar olmanın tek yolu sandıktır. Onunda tek yolu Milletin gönlüne girmektir. Milleti tehdit etmek değil..
Kıymetli Dava arkadaşlarım;
Sizlere Tarihten günümüze ders almamız gereken ecdadımızın Osmanlının gücünü ortaya koyan yıllardır ülkelerinde temsilen kutlamalara vesile olan bir hikaye anlatmak istiyorum..
19.yüzyılda Almanya'nın Mülheim şehrindeki Renn nehrinin bir yakasında Almanlar, öbür yakasında da Fransızlar oturuyordu. Fransızlar, her sene nehrin Almanların olan kısmına geçip mahsulün tümünü toplayıp götürüyorlardı. O sıralar, birliğini temin edemeyen güçsüz Almanlar ise buna fazla ses çıkaramıyorlardı tabiî.
Her sene böyle olunca çareyi Osmanlı Sultanına durumu yazıp imdat istemekte bulurlar.
Mektupta şöyle denmektedir:
"Fransızlar her sene bize zulmediyor, mahsulümüzü elimizden alıyorlar. Siz ki, dünyaya adalet dağıtan bir imparatorluğun sultanı, İslamiyet'in de halifesisiniz. Bizi şu zulümden kurtarın. Asker gönderin. Ürünlerimizi bu sene olsun toplama imkânı sağlayın."
Çöküş faslına girildiği bir zamana denk gelen yardım isteğini inceleyen padişah, asker göndermeyi mümkün ve gerekli görmez; yalnızca asker elbisesi göndermeyi kâfi bulur ve cevabı bir mektupla beraber içi askeri elbise dolu üç çuval yollanır. Şaşkına dönen Almanlar, çuvalı alıp mektubu okurlar:
"Fransızlar korkak adamlardır. Onlara yeniçeri göndermemize gerek yoktur. Yeniçerimizin kıyafetini görmeleri kâfidir. Çuval içindeki Osmanlı askerinin elbiselerini adamlarınıza giydirin. Mahsul zamanı, nehrin görülecek yerlerinde dolaştırın. Karşıdan gören Fransızlar için bu kâfidir."
Bağ bahçe sahipleri hemen Osmanlı askerinin kıyafetini kapışırlar.
Hasat vakti büyük bir heyecanla yeniçeri kıyafetiyle nehir kıyısında dolaşmaya başlarlar. Ertesi gün, karşıdan gelen haber, Almanların sevinç çığlıkları atmalarına sebep olur:
"Osmanlıdan imdat geldiğini düşünen Fransızlar, korkudan köylerini de terk ederek iç kısımlara doğru kaçmaktalar. Mahsulünüzü rahatça toplayabilirsiniz.
Zulüm sona ermiştir."
Bu olay, Mülhaymlilerin gönüllerinde taht kurmuştur. Giydikleri yeniçeri kıyafetlerini, daha sonra Mülhaym'a bağlı Karlsruhe müzesine koyup ziyarete açarlar. Şehrin en yüksek binasına da Osmanlı bayrağı asarlar. Ayrıca, halen olayın yıldönümünde de şehirde bir karnaval düzenleyip, hadiseyi temsilen kutlarlar.
Evet hikayemizde Osmanlının gücünü ne kadar akıllı olduğunu bir kez daha öğrendik.
Bu yüzden Bizim Rabiamıza sımsıkı sarılmamız gerekiyor.
Hep beraber Rabiamızı söyleyelim mi...
TEK MİLLET,
TEK BAYRAK,
TEK VATAN,
TEK DEVLET.
İstişare toplantımıza katılımlarınızdan dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum
Rabbim yar ve yardımcımız olsun.
Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Kalın sağlıcakla..." dedi.

Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

ÖNE ÇIKANLAR

Sayfalar

DUYURULAR

LİNKLER

ARŞİV

HAVA DURUMU

Günlük Gazeteler

Oku